Kitaplarým - Govend


Borcunu Bir Gün Mutlaka Ödersin..

Ali Riza Þ. (Piling), Yüksekovalý anlattý, tarafýmdan hikayeleþtirildi

Siz hiç gerçek arkadaþlýðý, yani zor günlerin yarattýðý, zor anlarda anlaþýlan arkadaþlýðý yaþadýnýz mý? Arkadaþýnýn hayatýný, kendi canýný koruduðun kadar koruduðun böylesi arkadaþlýklar öyle ha deyince kurulmuyor. Eðer böylesi bir yakýnlýðýn ne demek olduðunu bilmiyorsanýz, aþaðýdaki hikayeyi okuyun. Bu hikayede gerillalarýn o olaðanüstü önsezilerini de bulacaksýnýz..

***

Sesini mümkün olduðunca kalýnlaþtýrmaya çalýþan telsiz hattýndaki adam bas bas baðýrýyordu:

Ulan orospu çocuklarý! Hazýr olun gebermeye! Arkadaþlarýnýzý nasýl cehenneme yolladýysak, ayný þekilde sýra size de gelecek. Bu Gerdî sözüdür!ý

Telsizdeki gerilla kanalýna giren Gerdili bir çeteydi bu. Çete bu sabah yine tersinden kalkmýþtý anlaþýlan. Aðýza alýnamayacak bunca küfür ve tehdit savurmasýnýn baþka ne sebebi olabilirdi ki?. Kararsýz bir havanýn hakim olduðu böylesi soðuk günlerde çekilmezdi böyle sözler. Adamlar yontulmamýþ odun. Kapatmak da istemiyordu cihazý. Ne olur ne olmaz. Acil bir durum olurdu hani. Ama ne yaparsýn, herif giriyor kanala iþte. Çetelerin cihazdaki gizli kanala giriþi neredeyse her zaman böyle küfürlü olurdu. Hele darbe yedikleri veya bir kaç gerilla þehit ettikleri zaman tut tutabilirsen çenelerini. Oysa gerillalarýn telsizde böylesine küfürlü konuþmalar yapmalarý yasaktý. Bundan dolayý Tepeci Piling, cevap verirken edep dahilinde konuþmak zorundaydý:

Mesut'un ve Türkler'in uþaðý deðil misin be adam! Doðru konuþ!ý

Karþýsýndaki yontulmamýþ bir taþ gibiydi, basbayaðý bir odun!. Efendileri için bile sözünü sakýnmayan cinsinden kuduz bir köpek sanki..

Mesut'un da anasýný, Türkler'in de anasýný ......m! Biz Gerdî'yiz ulan Gerdî! Kimseden emir almayýz. Bizim sizden alýnacak intikamýmýz var. Tekiniz sað kalsa dahi durmak yok bize!ý

Bu sözleri daha fazla dinlemek istemediði için cihazýný geçici olarak kapatmak zorunda kaldý Piling. Bir süre sonra nöbeti bitti, yerini ve cihazýný arkadaþýna devretti. Artýk serbestti. Bir süre dinlenebilecekti. Doðruca aþaðýya, arkadaþlarýnýn arasýna döndü. O sýrada birliðin komuta heyeti toplantý halindeydi. Son baskýnda verilen bazý kayýplarýn intikamýný almak için bazý tedbirleri görüþüyorlardý. Ilgilenmedi pek. ýAlýnan kararlarý nasýlsa akþam içtimasýnda okurlarý diye düþündü Piling. Yorgun ve biraz uykusuzdu. Daha fazla oyalanmadý, doðruca çadýrýna çekildi.

Mangasýnýn kaldýðý çadýr, vadinin biraz aþaðý taraflarýnda, bir kaya kovuðuna bitiþik olarak kurulmuþtu. Çadýrýn sýrtýný dayadýðý kovuk, ani baskýnlarda kullandýklarý bir sýðýnaktý. Bunun için gerillalarýn gayretiyle tabii halinden daha fazla büyütülmüþtü. On kiþilikti manga çadýrý. Çadýrýn ortasýna kurduklarý beyaza boyanmýþ odun sobasý, içerdeki en önemli aksesuar olmalý. Borularý, delinmiþ bir teneke kapaðýnýn içinden geçirilerek dýþarýya çýkarýlmýþ olan soba oldukça iriydi. Naylona zarar vermeyecek þekilde uzatmýþlardý dýþarýya borularý. Bir kaç kýrýlmýþ odun aldý içeri girerken. Bu ormanlýk alanda odun bol bulunurdu, ama yine de oldukça cimrice kullanýlýr gerillada. Maksat tabiata zarar vermemek. Yerler, sobayý çevreleyecek þekilde naylonla kaplanmýþtý. Bu naylonlarýn altý, bol kuru otlarla takviye edildiði için döþeme ayrýca ýyumuþaký bir döþek vazifesi de görüyordu. Gündüz topladýklarý battaniyeleri, gece döþek niyetine alta seriyor, üste de bir baþka battaniye alarak uyuyorlardý. Yastýklarý ise ya çantalarý ya da ayakkabýlarýndan oluþurdu. Sabah güneþ doðmadan çýktýklarý içtimadan önce gerillalar battaniyelerini toplar, ortalýðý düzeltir öyle çýkarlardý dýþarý.

Piling, düzenli ve oldukça temiz tutulan manga çadýrýna girdi, ayakkabýlarýný çýkardý ve doðruca sobaya doðru seðirtti. Çok üþüdüðü için müthiþ bir çay içme isteði duyuyordu. Odun ateþine tutula tutula kararmýþ olan çaydaný kaptý, þöyle bir salladý. Evet, su vardý içinde. Geri sobanýn üstüne koydu bunu. Iyi yanýyordu mübarek, ama onun bekleyecek kadar sabrý yoktu. Bir iki odunla biraz daha harladý ateþi. Oh be! Hayat varmýþ. Sonra bir cýgara sardý, gürleþmiþ ateþle kora dönüþmüþ olan sobaya tutarak yaktý bunu. Arkadaþlarý eðitimde olduðu için yalnýzdý çadýrda. Çantasýný kafasýnýn altýna destek yaparak þöyle keyifle uzandý. Su kaynayýncaya kadar o doyum olmaz hayallerine daldý, gitti..

***

Akþam üzeri yapýlacak içtima öncesinde, gerçekten olaðanüstü sayýlabilecek bir hava esiyordu bölükte. Eylem heyecaný hakimdi kamptaki gerillalar arasýnda. Bu, Þehit Rênas Bölüðü'nde her eylem öncesi böyle olurdu. Herkesi bir heyecandýr tutar. Eylem olacaktý, eylem! ýAh benim de ismim okunsaý düþüncesi bölükteki her gerillanýn kafasýný meþgul ederdi. Sonra sorular baþlardý kafalarda. Ne tür bir eylem olacaktý bu? Kimler katýlacaktý eyleme? Ne zaman gidilecekti? Baþarýlý olunacak mýydý? Kapsamý neydi? Sorular, sorular.. Bunlar her gerillanýn kafasýný meþgul eden sorulardý. Nihayet saati geldi. Herkes içtima alanýnda sýraya girmiþti. Gerekli komutlardan sonra bölük komutaný belirdi uzaktan. Birliðin tam karþýsýna geçti ve aðýr aðýr konuþmaya baþladý:

Hevalno! Gerdili çetelerin azgýnlýðýna ciddi bir cevap olmak üzere Þemzinan Köyü'ne taciz atýþý yapýlacaktýr...ý

Alýþýk olunduðu üzere uzun bir konuþma yaptý komutan. Gerdîler isteyerek, sanki seve seve koruculuk yapýyorlardý. Öyle ki onlarýn bu gayretlerini uzaktan izleyenler, ýSon Türk Devletiýnin tüm yükü bunlarýn sýrtýndadýr sanýrlardý. Türk Devleti'ne hakim olan zihniyet yýkýlsa, yýkýntýlarýn altýnda onlar kalýr gibidir. Kendi ülkeleri veya þerefleri umurlarýnda bile deðildi.. ýCaný cehenneme Kürt'üm diyeniný sloganlarýydý sanki. Komutan, içtimadan sonra özenle diðer arkadaþlarýnýn görüþlerini de dinledi. Sonra alýnan eylem kararýna uygun düþen basit bir düzenleme yaptýlar.

13 Kiþilik bir tim seçilmiþti bu eylem için. Içtimada adlarý okundu bunlarýn. Aralarýnda Piling da vardý. Sevinmiþti buna hani. Bu bölük, yani Þehit Rênas Bölüðü, çok fedakar bir bölüktü. Bundan dolayý her eylem için seçim yapýlýrken bazan açýk bir tartýþma, bazan da gizli bir çekiþme yaþanýr bu bölükte hep.. Gönüllü olmak ister herkes. Bundandýr çekiþmeleri. Gizli ve sessiz.. Ama nihayet 13 kiþi katýlacaktý eyleme. Bunlar da seçilmiþti iþte! Yapacak bir þey yoktu. Kýsa bir veda töreni yapýldý. Sevgiyle öpüþüldü ve çýkýldý yola. Kim bilir, gidip dönmemek de vardý.. Uzun boylu keþif yapmaya gerek görmeden giriþecekleri bu eylemi hemen ayný gece gerçekleþtireceklerdi. Nasýl olsa basit bir taciz eylemi olacaktý bu.

Yaptýklarý plana göre gerilla timi, Govendê Daðý'nýn eteklerindeki bu çeteci köyüne iki koldan saldýracaktý. Iyi bir ekipti seçilen. Bundan önceki benzeri eylemlerde, timdeki gerillalarýn tümü yüksek performans sergilemiþti. Birliðin elinde bu eylemi en iyi þekilde baþaracak yeteri kadar malzeme vardý. Aralarýnda 4 adet B-7 roketatarý, 3 adet BXC gibi aðýr silahlar ve 6 adet de ferdi silah Bulunan silahlarý pek de hafif sayýlmazdý hem.

Dört saatlik yorucu bir yürüyüþten sonra hedefe varmýþlardý. Yüklerinin aðýrlýðýndandý yorgunluklarý. Kolay mýydý o kadar malzemeyi taþýmak? Ama taþýmýþlardý iþte. Piling'ýn gurubu eylem için Govendê'nin köyden yana bakýldýðýnda sað yamacýný seçmiþti. Köye hakim bir noktadaydýlar. Bir balkondaydýlar sanki. Bu eylemde Piling b-7'ciydi . Belirlenen noktaya varýr varmaz elindeki roketatarý ve beþ mermisini bir tarafa koyarak iþe koyuldu. Önündeki tümseðimsi yerin arkasýný kazmaya, ön tarafa ise bulabildiði en iri taþlardan yýðmaya baþladý. Böylesi taciz eylemlerinde ilk yapýlacak þey, güvenli mevziler hazýrlamaktýr. Gerillanýn hayatý her þeyin üstündedir çünkü. Eylemde güvenlik, iyi mevzilere sahip olmakla saðlanýr. Bundandý diðer arkadaþlarý ile birlikte Govendê'nin bu yamacýndaki hummalý faaliyetleri..

Hayret edilecek kadar sessizdi aþaðýdaki çete yuvasý. Bu iyiydi iþte. Köyün köpekleri geliþlerini fark etmemiþlerdi anlaþýlan. Sessizlik bundandý. Bunun için tasasýz ve fakat yine de azami dikkat sarf ederek sessizce çalýþtýlar. Kýsa bir süre içerisinde mevzilerini tamamlamýþlardý. Istediklerinden de ala olmuþtu korunaklarý. Derhal karþý taraftaki arkadaþlarý ile temasa geçip onlarýn durumunu da sordular. Onlarda da durum yeþildi.. Artýk hiç vakit kaybetmemeleri gerekiyordu.

Saat; 10.30.. Eyleme, cihazýn pimine basýlmasý ile her iki tarafta ayný anda start verilmiþti. Gerillalar, bir anda baþlattýklarý yaylým ateþiyle köyü dövmeye baþladýlar. Müthiþ bir baraj ateþinin altýna girmiþti bu çete yuvasý. Eylem 15 dakika kadar sürdü ve baþarýyla tamamlandý. Daha fazla kalmalarýna gerek yoktu orada. Hemen geri çekilme harekatýný baþlattýlar. Tabii ki yine her iki kolda ayný anda. Sonuç olarak; iki ev, üç çadýr ve yedi ot yýðýný yakýlmýþ, Gerdîler'e canlarýnýn çok yanacaðý düzeyde bir maddi zarar verdirilmiþti.

Fakat gerillalarýn baþbelasý Rubarok Taburu Govende'nin hemen arkasýndaydý. Taburdaki Türk Askerleri, köyden yana gelen seslerden veya aralarýndaki iletiþimden olsa gerek eylemi haber almýþ, harekete geçmiþlerdi bile. Anlaþýldýðý kadarýyla sadece yoðun bir havan topu bambardýmaný ile yetinmekteydiler. Üç havan birden durmadan gülle kusuyordu Govende'ye. Ama baþtankara. Ya tutarsa taktiði. Bu durum karþýsýnda gerillalar geri çekilmek yerine, saðlam birer kaya dibi bularak orada tam siper beklemeye koyuldular. Yani bulunduklarý yerlerde saðlama aldýlar kendilerini. Iyi birer korunak bulmuþlardý. Havan atýþlarý iki saat boyunca yoðunluðundan hiçbir þey kaybetmeden sürdü. Sonunda kesildi. Onbeþ dakika kadar kulak kesilerek beklediler. Bir ses yoktu.

Bundan yararlanan gerillalar yeniden yola koyuldular. Bir süre böyle yürüdüler. Fakat atýþlar ayný yoðunlukta olmak üzere yeniden baþladý. Gerillalar bir kez daha sýðýnacak birer kaya dibi aradýlar. Havan atýþlarý artýk ilk seferki etkinliðinden çok þey kaybetmiþti. Çünkü bir nevi mevzi dýþýnda sayýlýrlardý. Yeni top atýþlarý daha kýsa süreli oldu, takriben yarým saat kadar. Ortalýk bir kez daha sakinleþmiþti. Emin olmak için beklemek gereksizdi bu kez. Yeniden yürüyüþe geçtiler. Kýsa bir süre sonra noktalarýna varmýþlardý bile. Yorgundular tabii ki. Bunca stress ve yürüyüþten sonra olurdu bu kadarý. Ama birliðe mensup gerillalar, bir terslikle karþýlaþmadýklarý için mutluydular göründüðü kadarýyla. Yorgunluk giderecek o sývýnýn, çayýn yapýlmasýný bekliyorlardý. Ateþ yakýldý, su getirildi ve kara çaydanlýk doldurularak üstüne kondu.

Þu kaynayan mübarek, yorgunluk atmanýn en iyi vasýtasýý diye düþündü Piling.

Helikopter Vadisiýydi bulunduklarý nokta. Gerillalar bir süre önce o vadide bir helikopter düþürmüþlerdi. Vadi, adýný bu olaydan alýyordu. Savaþýn baþýndan beri, gerillalar her önemli olayý yaþadýklarý vadilere, tepelere veya daðlara bu olayý ebedileþtiren bunun gibi adlar veriyorlardý. ýDireniþ Tepesiý, ýÞikefta Birîndaraý vs bunlardan bazýlarýdýr.. Bu vadiye adýný veren olayýn kahramaný olan helikopterin camlarý ve kapýlarý, az ötelerinde saða sola saçýlmýþ vaziyetteydi. Üstelik sapasaðlam. Neredeyse topla ve yedek parça olarak sat! Kimsenin bu parçalara dikkat edecek durumu yoktu pek. Ama ne de olsa bir gurur abidesi olarak görüyorlardý bu kalýntýlarý. Çaylar içildi, birþeyler atýþtýrýldý. Burada þöyle gönüllerince bir istirahat safhasý geçirdikten sonra yeniden koyuldular yola. Bu kez bir baþka noktaya, Xan Kžrkê'deki ýÇýplak Tepeý dedikleri mýntýkaya yönelmiþlerdi. Ikinci hedefleri olan Bego adlý çete köyüne çok yakýn olan bu noktayý, saldýrýyý daha kolay gerçekleþtirmek için seçmiþlerdi. Yolu iki saatte aldýlar.

Nokta, keskin kayalarýn sýnýrlandýrdýðý ve ancak bir top sahasý kadar alaný olan küçük bir platformdu. Düzlüðün tam ortasýndan, buz gibi sularýyla bir pýnar fýþkýrýyordu. Piling'in içinde yer aldýðý takým ile bayanlarýn takýmý iki ayrý kol halinde pýnarýn doðusunu mekan edinirken, birinci takým pýnarýn üst kýsmýna yerleþti. Kýsa bir uðraþtan sonra her manga kendi çadýrýný kurmuþ, istirahate çekilmiþti.

***

Aðustos'un ortalarýna doðruydu. Ayýn 11'i yani. Sýcaklarýn hala direndiði günlerdi yaþadýklarý. Gerillanýn boþ duramayacaðý günler yani. Piling'ýn içinde yer aldýðý takýmýn komutaný Vedat, yeni hedefleri olan çete köyünün etrafýnda keþifte bulunmak üzere yanýna sekiz arkadaþýný aldý ve þafakla birlikte kamptan ayrýldý. O gece hiçbir haber çýkmadý timden. Piling, ertesi gün tepeciydi. Komutan Vedat'la o gün baðlantý saðladý. Keþif timinin durumu iyiydi. Karþýlarýna hiçbir engel çýkmamýþtý. O akþam döneceklerini bildiriyordu Vedat.

***

Piling, bir yandan tepeci olarak bulunduðu noktada nöbetini tutarken öte yandan da aklý gerilere, o büyük Türk saldýrýsý günlerine gitmiþti. Ne günlerdi o yaþadýklarý.. Içinde yer aldýðý ýÞehit Rênas Bölüðüýnün daha henüz bu adý almadýðý o hareketli savaþ günleriydi onlar. Türkler'in ýÇelik Operasyonuý adýný verdiði o saldýrý günleri.. Güney Kürdistan'ý da içine alan büyük saldýrýda bu bölükteki gerillalar, Gerdî mýntýkasýndaki çatýþmalarda, asker-çete karmasý düþmanlarýyla 24 gün didiþmiþlerdi. Bu 24 gün zarfýnda 9 arkadaþlarýný kaybetmiþlerdi, ama düþmanlarý savaþ alanýnda 250 ölü býrakmýþtý. Ister inanýn, ister inanmayýn, tam 250 ölü. Gerillalarýn verdiði ilk þehit Cuma'ydý bu savaþta, hem de ilk gün.. Mardinli'ydi Cuma ve 92'de katýlmýþtý gerillaya. Onun þehadetinden 13 gün sonra bu kez ikisi de komutan olan Mardinli Çekdar ve Küçük Güneyli Çekdar sabahýn erken saatlerinde peþpeþe þehit düþtüler. Bu iki fedakar komutan bir noktada sýkýþmýþ olan savaþçý arkadaþlarýný kurtarmak için feda etmiþlerdi kendilerini. Arkadaþlarýný kýpýrdamaz durumda býrakan çemberi yarmýþlardý, ama kendi hayatlarý pahasýna.

Ayný gün öðleden sonra þehitler kervanýna bu kez Bozan, Cotkar ve Bager de katýldý. Fakat gerillalar yine de bu çatýþmalarýn sonucunda Govendê daðýný ele geçirmiþlerdi. Ama Türk Komutan inatçýydý. Þekli zaferlere çok önem veriyordu. Yönettiði birlikleri bilinçsizce sürüyordu daða doðru, hem de dalgalar halinde. Bu saldýrýlar devam ederken, Govendê kalýn bir kar örtüsünün altýndaydý ve müthiþ bir soðuk hüküm sürüyordu bölgede. Bundan dolayý düþmanlarý bu daða saldýrýrken esas olarak doðaya karþý savaþýyorlardý. Türk Askerleri, o yoðun karda ve insanýn iliklerine kadar iþleyen o soðukta düþüncesizce daða týrmanýrlarken peþpeþe kayýplar vermeye baþlamýþlardý. Her tarafý karla kaplý olan bu daðýn eksi otuzlarý bulan soðuðuna 2 Çete ve 4 asker kurban verdiler ilk planda. Amaç, tepeye bir bez parçasý dikmekti. Gerillalar, kar altýndaki kupkuru Govendê'yi savunmanýn anlamsýz olduðunu bildiklerinden oradan çok daha önce geri çekilmiþlerdi bile. Bu karda-kýþta ne yapacaklardý Govendê'yi?

Türk Komutan saldýrýyý bu kez Kamreþk'teki gerillalara yöneltti. Bu komutan her kimse, þuurunu tamamen kaybetmiþ gibiydi. Ne olursa olsun, o tepeye de bayrak, ya da bir bez parçasý dikeceklerdi. Bundan dolayý 24. gün dolduðunda insan kaybýný hiçe sayan Türk Askerleri, var güçleriyle yüklenerek gerillalarýn ellerinde tuttuklarý bu Kamreþk tepesine de çýktýlar. Ama hareketli savaþ esprisine göre savaþan ARGK Gerillalarý o sýrada bu tepeden de çekilmiþ, hiçbir kayýp vermeden uzaklaþmýþlardý mýntýkadan..

***

Bu bölüðün adýný aldýðý eylem ilginçtir. Piling o günleri düþünürken, gözlerindeki hüzün ve gurur ayný anda okunabilirdi.

Nisan ayýnýn ortalarýydý. Bölge komutaný Þahin, hemen yakýnlarýndaki Gernaþîn Daðý'nýn iki tepesinde keþif harekatýna çýkmýþtý. Bu tepelerin durumunu, yanýndaki arkadaþlarý ile birlikte enine boyuna inceledi. Çetelerin kazdýklarý mevzileri, savunma hatlarýný, nöbet durumlarýný bir güzel saptadý. Artýk eylem için hazýr sayýlýrlardý. Nihayet basit bir taciz harekatý olacaktý bu. Ikindi saatlerinde Piling'ýn içinde yer aldýðý birlik ile Hogir'ýn komuta ettiði güçler arasýnda eylem için düzenleme yapýldý. Bu iki birlik yürütecekti harekatý. Her tepe için alýþýk olduklarý gibi, birer saldýrý gurubu, birer yedek saldýrý gurubu ve ayrýca birer de savunma gurubu belirlediler. Hazýrlýklarýný tamamladýlar ve kampta kalan arkadaþlarýyla vedalaþmaya baþladýlar. Tek tek tokalaþýyor, son bir kez hasret dolu bakýþlar fýrlatýyorlardý biribirlerine. Sýra Piling'ýn sýnýf arkadaþý ýTamburý ile vedalaþmasýna gelmiþti. Bölüðün siyasi komiseri olan Tambur, hararetle sýktý elini arkadaþýnýn ve;

Haydi, þimdi sýra 'Gelincik'le sohbette!ý dedi gülümseyerek..

Gelincik, Piling'ýn çok sevdiði silahýna taktýðý addý.. Bir gelin gibi görüyordu onu, hasreti çekilen bir nazlý köy tazesi!. Bundandý en can arkadaþý olan BXC'sine seçtiði ad. Bir sevgiliyi okþarcasýna kavrardý silahýný Piling. Yanýna aldýðý 670 mermiyi onun gýdasý olarak görüyordu.. Çatýþmalarda, konuþurdu adeta gelinciði ile.. ýHaydi güzelim, konuþma zamaný geldi çattýý dedi mi Piling, ateþ kusardý düþman mevzilerine Gelincik.

Amed komuta ediyordu Piling'ýn içinde yer aldýðý bölüðe. Ayrýca ayný mangada da yer alýyorlardý. Ayný bölük, ayný manga yani.. Gerillalar ona ýTozoý adýný takmýþlardý. Tozo'yu ýtozlara bulanmýþý anlamýna kullanýyorlardý, ki bu tam da Amed'e uygun düþen bir addý.. Her zamanki kirli paslý haliyle Amed, Panço Villa'nýn gerillalarýný andýrýyordu hani. Suya küskündü Tozo.

Bu birliðin içinde Piling ile birlikte üç BXC'ci daha vardý. Diðer BXC'ciler, komutanlarý Amed, gerillalardan Cžvan ile Têkoþer. Eylem için harekete geçtiklerinde elveriþsiz tabiat þartlarýndan en fazla etkilenenler bu silahlarý taþýyanlardý. Tek sýra halindeki yürüyüþ kolu þiddetlenen Nisan Yaðmuru'nun da etkisiyle oldukça yavaþ yol alabiliyordu. Gerçi sýrtlarýnda ýpançoý adýný verdikleri askeri yaðmurluklar vardý, ama ayakkabýlarýna yapýþan çamur onlarý aðýrlaþtýrýyor ve oldukça yavaþlatýyordu. Boþaltýlmýþ Nors Köyü'nü kuzeyden gören, köyün aþaðý taraflarýna düþen bir dereye vurduklarýnda þiddetli bir dolu tutturmuþtu bu kez. Nisan iþte! Güven olmuyor ki havasýna.. Bu þartlar altýnda bir yarým saat daha yol aldýlar. Gernaþîn'in eteklerine kadar ilerlemiþlerdi. Bir vadiydi vardýklarý.. Maðaralarýn bol bulunduðu bir vadi. Bu davetkar ýkonutlarý, yorgun gerillalarý çekiverdi kendilerine. Bir mýknatýs gibiydi meretler! Tozo yorgunluktan dökülmekte olan bölüðüne, bu maðaralarý gördükten sonra çaresiz bir þekilde istirahat vermiþti..

Daðýldýklarý barýnaklarda yaþadýklarý yarým saatlik bir istirahat iyi gelmiþti gerillalara. Bir yandan yorgunluk atarken, öte yandan da ayakkabýlarýna yapýþan çamurlarý temizlediler ve hazýrladýklarý demli çaylarýný indirdiler mideye. Sonra hereket emri geldi, yeniden yola koyuldular. Birinci saldýrý gurubu önden gitmiþti. En önde yürüyen genel saldýrý guruplarý komutaný Çolak, her iki saldýrý gurubunun eylemlerini koordine edecekti. Ardýnda birinci kol saldýrý gurubu komutaný D.M. yürüyordu. En arkadan ise Piling'in içinde yer aldýðý ikinci saldýrý gurubu geliyordu. Güneþ battý ve hava bir süre sonra tamamen karardý. Sürekli olarak yaðan yaðmurun da etkisiyle göz gözü göremez haldeydi artýk. Böylesi havalarda tepelere týrmanmak akýl k‰rý deðildi doðrusu. Boþuna nisan karanlýðý dememiþler.. Yaðan yaðmurla birlikte bu karanlýk onlarý öylesine zorlamýþtý ki, yürümek için bazan emekler gibi ellerini de kullanmak zorunda kalýyorlardý. Eteklerdeki yaðmur, zirveye yaklaþýldýðýnda kara çevirmiþti artýk. Yorgunluða üþüme de eþlik etmeye baþlamýþtý kýsacasý. El parmaklarýný bir araya getiremiyorlardý bir türlü. Bu güçlüklerle savaþa savaþa ancak üç saatte tepeye týrmanabilmiþlerdi.

Zirveye vardýklarýnda yaðýþ kesildi. Fakat bu kez de þiddetli bir kuzey fýrtýnasý patlak vermiþti. Ortalýk göz açýp kapayýncaya kadarlýk bir süre içerisinde buz kesiverdi.. Üstlerindeki ýslak elbiseleri tahta gibi olmuþtu. Bu arada vakit kaybetmek istemeyen kol komutaný Hogir, arkadaþlarýna;

Haydi arkadaþlar, mevzilerimizi kazmaya baþlayalým. Böylece ýsýnýrýz daý diye seslendi.

Kýsa bir süre içerisinde istediklerinden de ala korunaklara sahip olmuþlardý. Bu arada bedenen çalýþtýklarýndan dolayý gerçekten de biraz ýsýnmýþlardý. Kazdýklarý mevzilere guruplar halinde yönelirken, bir arkadaþý silahýný kaptý ve;

haydi, son kontaký saðlamanýn vakti geldi! dedi..

Piling o anda bu sözlerin üstünde pek durmadý. Normal saydý söyleneni. Ama o arkadaþýný bir daha da görmedi.. Daha sonra kopacak olan kýyamette harika bir dövüþe tutuþan bu arkadaþ, mevzisini es geçmeyen bir roketatar güllesiyle sonsuzluða göçmüþtü. Bu arkadaþýnýn þehadetini duyduðunda þok oldu Piling. Bu þaþkýnlýk, sadece onu kaybetmelerinden dolayý deðildi. Arkadaþýnýn yukarýdaki kehanet dolu sözlerini hatýrlamýþtý. O sözler, öleceðini bilen bir insanýn önsezisi ile dile getirdiði çok anlamlý bir veda sesleniþiydi. Ölüme gideceðini sezmiþken bile son görevini, son kontaký düþünen baþý dik bir ARGK direniþçisinin sözleriydi bunlar. Rahatsýz etmeyen, sessiz bir veda vardý o sözlerde.. Tören deðildi istediði. Son kontaktý düþündüðü, hepsi bu. Bu sözleyle ýbundan sonrasý bensiz yürüyeceksinizý diyen isimsiz bir þehit adayýydý o. Bir meçhul asker. Bilemezdi ki Piling..

***

Saldýrý guruplarý çoktan yerlerine varmýþ, kazdýklarý mevzilere yerleþmiþlerdi bile. Her eylemin o en heyecanlý anlarýný yaþýyorlardý þimdi.. Hava açýlmýþ, gecenin rengi alacalaþmaya baþlamýþtý. Sabah oldu, olacak yani. Piling'ýn mevzilendiði tepe ile Türk Birliði'nin aðýr makinalýsýnýn kurulu olduðu ýAda Tepesiý çok yakýndý. Istese, düþman nöbetçisine el sallayabilirdi. Yanýbaþýnda mevzilenen Hogir bir yandan kendi pozisyonunu ayarlarken bir yandan da Piling'a sesleniyordu;

Hevalê Piling, BXC'ni düþmanýn þu tepedeki mevzisine yönelt.

Sen hiç merak etme Hevalý dedi Piling ve silahýný büyük bir özenle oraya çevirdi, dikkatle niþan aldý..

Bu sýrada Türk nöbetçi askerleri harladýklarý ateþin baþýnda toplaþmýþ gevezelik ediyorlardý. Kim bilir belki ülkelerinde býraktýklarý sevgilileriydi sohbetlerinin konusu veya kaç þafak kaldýðý tartýþýlýyordu mutad olduðu veçhiyle. Vatan korumak falan hikaye! Onlarýn bütün dertleri sað salim bir þekilde bu bataktan kurtulmaktý. Buranýn kendi vatanlarý olmadýðýný bal gibi biliyorlardý. Bu sýrada B-7'ci Kahraman, silahýný büyük bir gürültüyle ateþledi.. Sonra bir dizi bomba daha patlatýldý. Karþýdaki mevziler patýr patýr dökülüyordu. Ortalýkta kýyameti andýran bir gürültü kopmuþtu bir anda. Düþmanlarý ilk anda düþen mevzilerin de etkisiyle büyük bir panik yaþadý. Gafil avlanmýþlardý yine. Fakat kýsa bir süre içerisinde toparlanmýþ, makinalýlarýnýn namlusundan ateþ kusturmaya baþlamýþlardý. Piling, elindeki iki zinciri boþalttýktan sonra düþmanýn mevzilendiði ýAda Tepesiýinde kýsa bir sessizlik yaþandý. Bu sessizliðin az sonra bozulacaðý belliydi. Silahýnýn namlusuna izli mermileri sürmüþ, bu sessizliðin bozulacaðý aný beklemeye koyulmuþtu. Uzun süre beklemedi. Karþý taraftan önce roketler atýldý. Bunu bomba ve suikast atýþlarý salvosu takip etti. Çatýþma tam gaz baþlamýþtý yine..

Þimdi artýk bir denge saðlanmýþtý savaþta. Ada Tepesi'ndeki düþmanlarý atýþlara baþladýðýnda, Saldýrý Tepesi'ndeki Piling hemen karþý ataða geçiyordu. Piling'ýn BXC'si konuþmaya baþladýðýnda, bu kez Türk Askerleri hemen mevzilere giriyor ve atýþlarý durduruyorlardý. Piling atýþlarý durdurduðunda ise Türk Askerleri bir daha makinalýnýn baþýna geçiyorlardý. Bir tahtaravalli'ydi oynadýklarý.. Bu arada Piling'ýn attýðý izli mermiler sayesinde Saldýrý Tepesi'ndeki gerilla mevzilerinin yerini iyice keþfeden düþmanlarý havan atýþlarýný baþlatmýþlardý. Türk Askerleri bu savaþta, Piling'ýn ilk kez gördüðü tipten bombalar fýrlatýyorlardý. Yere düþen bu yeni havan gülleleri saða sola daðýlan parçalarýyla her taraftaki mevzileri tehdit ediyorlardý.

Bu sýrada Amed'in yerleþtiði mevzinin hemen yanýbaþýna bu tür bir bomba düþtü.. Müthiþ bir sarsýntý. Ardýndan etrafa sýçrayan toprak ve kaya parçalarýndan bir bulut oluþtu ve söndü. Herþey saniyelerle ölçülebilecek bir süre içerisinde cereyan etmiþti.

Tamamý dedi panik halindeki Piling, paramparça olmuþtur þimdi..Yitirdik Amed'i!ý Sonra biraz toparlandý ve Amed'in yerleþmiþ olduðu mevziye doðru seslendi:

Amed Arkadaþ! Amed Arkadaþ!ý

Kýsa bir sessizlikten sonra Piling'ý sevince boðan cevap geldi:

Ne var!

Durumun nasýl? Yara falan almadýn ya?

Çok iyiyim ben.. Acý patlýcaným ben. Sen devam et!

Þükürý dedi kendi kendine. Bu kez de atlatýldý! Derin bir nefes aldý ve elindeki þeridi daha bir hýrsla yeniden boþaltmaya baþladý Piling. Kýsa bir süre içerisinde yanýnda getirdiði 650 merminin en son þeridini de boþaltmýþtý. Silahsýz sayýlýrdý o andan itibaren. Yani gelincik bir sopaydý artýk.. Orada bulunmasý lüzumsuz bir hale gelmiþti þimdi. Bu sýrada havan sesleri arasýnda, arka taraflardan kendisine seslenildiðini duydu. Amed'di bu:

Geri çekil Heval! Çekiliyoruz..

Evet, geri çekilmeliydi Piling. Hem orada durup da taþ mý fýrlatacaktý düþmana? Boþalttýðý mermilerin boþ þeritlerini çabucak toplayarak çantasýna yerleþtirdi. Diðer malzemelerini de aldý. Geride bir þey býrakmadýðýna emin olmak için son bir kez etrafa göz gezdirdi. Ortalýk temizdi. Çantasýný sýrtladý, gelinciðini kaptýðý gibi hýzla yola koyuldu. Kendisinden önce yola koyulmuþ olan guruba bir çýrpýda yetiþti. Çekdar'dý ilk yetiþtiði arkadaþý. Merakla sormadan edemedi:

Eylem nasýl geçti?

Beriki de bilmiyordu pek..

Tam bilmiyorum ama iyi geçti herhalde.

Eylem bir saat elli dakika sürmüþtü. Üstelik müsait olmayan hava þartlarýnda. Gelirken þiddetli bir yaðýþýn onlarý gizlediði bir havaydý bu. Fakat eylemcileri yoran, yavaþlatan yaðýþlý bir hava. Sonra eylem anýnda bir güzel açmýþtý hava. Buz kestikleri bir boranýn etkisiyle üstlerindeki elbiselerin tahta kesildiði bir ayazýn insana ne kadar yardýmý olursa, o kadar yardým etmiþti bu açýk hava. Mevziler, ayýþýðýnýn etkisiyle tas gibi ortadaydý hani, ama ya o üþümekten konsantrasyon kaybetmeler? Yine de hayret edilecek kadar iyi gitmiþti herþey. Çok ani bir þekilde yüklenmiþlerdi düþmanlarýnýn mevzilerine. Bir yýldýrým harekatýydý bu.

***

Geri dönüþ yolculuklarýndaki o yavaþlýk bu kez de bulmuþtu onlarý. Hem yaþadýklarý o müthiþ eylem heyecaný, hem de 20 saati bulan o sürekli hareketlilik onlarý yavaþlatacaktý elbette. Bir de þu havanýn yaptýklarý.. Kapanmýþtý yine gökyüzü. Fazla sürmedi, bir de þiddetli yaðmur tutturmaz mý? Bir bu eksikti!

Kaygan bir zeminde ve zifiri karanlýk bir ortamda yol alýyorlardý artýk. Böylesi havalarda kafileden kopmak iþten bile deðildi. Gerillalar bundan dolayý biribirlerine tutunarak ilerliyorlardý. Hedefleri daha önce belirledikleri bir buluþma noktasýydý. Hafif bir iniþi katettiler. Yamacýn dibindeki vadideydiler artýk. Orada, belirlenen noktaya yöneldiler. Diðer bölükteki arkadaþlarý kendilerinden önce gelmiþti. Onlarla buluþmak, gerillalar için pek zor olmadý. Hemen soru yaðmuruna geçildi. Diðer bölükteki arkadaþlarý düþman cihazýný dinlemiþti. Buradan anlaþýldýðý kadarýyla Türkler'in 42 ölüleri ve 35 yaralýlarý vardý. Bu arada bir bombaatar ile iki adet G-3 silahý ele geçirmiþlerdi. Bunlardan baþka, ele geçen 10 sýrt çantasý ve bazý hafif malzemeler de vardý.

Yapýlan içtimada her eylem sonrasý olduðu gibi gerillalarýn kayýp durumu da araþtýrýldý. Takým komutaný Rênas ve sevilen bir baþka arkadaþlarýnýn artýk yaþamadýðý görüldü. Ayrýca 3'ü aðýr olmak üzere 10 yaralýlarý vardý. Aðýr bir operasyon sayýlan bu baskýn için rakamlar oldukça iyi sayýlýrdý. Ama Rênas'ýn þahadeti çok koymuþtu onlara. O günden itibaren adlarý ýÞehid Rênas Bölüðüý olarak kalacaktý..

***

Aðustos ayý sýcaklarýn kýrýldýðý, fakat hala devam ettiði bir aydýr Kürdistan'da. Yaz ayý mý, sonbahar baþý mý pek kestiremezsiniz. Bu ayýn 11'inde, bir çete köyü olan Bego'ya doðru keþif için çýkmýþ olan Vedat ile sekiz arkadaþý, bir akþam vakti görevlerini yerine getirerek kampa geri dönmüþlerdi. Aðustos ayýnýn 13'üydü. Kýsa bir istirahatten sonra yönetim çadýrýnda toplanýldý ve Vedat'ýn sunduðu bilgiler esas alýnarak eylem düzenlemesi yapýldý. Ertesi gün yola çýkýlacaktý.

14 Aðustos, öðleden sonra saat 4.00'de Komutan Vedat, takviye olarak yanýna 5 arkadaþýný alarak diðer arkadaþlarýyla birlikte kampýn sýrtýný dayadýðý tepeye çýktý. Orada bulunan Piling ile birlikte 2 gerillayý daha yanlarýna aldýlar. Böylece 9 kiþilik bir takviye eylem timi oluþturmuþlardý. Ellerinde kullanabilecekleri altý roketleri vardý. Diðer silahlarý hep hafifti. Hiç vakit kaybetmeden yürüyüþe geçtiler. Uzak olmayan Bego Köyü'ne bir çýrpýda varmýþlardý. Piling'in içinde yer aldýðý eylem savunma gurubu, ki komutan Vedat da aralarýndaydý, Bego Köyü'nün doðusunda ve köye hakim olan bir tepede daha önce hazýrlanmýþ olan mevzilere yerleþti. Köyün bu mahallesi, daha önce çeteler tarafýndan boþaltýlmýþtý.

Yerlerine vardýklarýnda daha önce orada bulunan ve eylemin koordinasyonunu yapan Komutan'la temas kurmalarý gerekiyordu. Vedat cihazý eline aldý ve anonsa baþladý;

Artêþ Artêþ, Artêþ Dijwar

Artêþ dinlemede heval

Bilinen yerlerdeyiz, ne yapalým heval?

Yerleþin ve hazýr olun.

Alýndý, selamlar saygýlar

Selamlar saygýlar..

Defalarca bu tür eylemlere katýlmalarýna raðmen, saldýrý gurubunun neredeyse bütün elemanlarý heyecanlý bir bekleyiþe geçmiþti. Aradan çok kýsa bir süre geçmeden silah sesleri gelmeye baþladý. Oysa koordinasyonu saðlayan komutan saldýrý ile ilgili bir emir geçmemiþti. Bir terslik vardý bu iþte. Yeniden cihaza sarýlýp sordular.

Artêþ Artêþ, Artêþ Dijwar

Dijwar dinlemede

Ne oldu Heval? Silah sesleri duyduk..

Çeteler, Selim Arkadaþ'ýn gurubunu görmüþler onlara ateþ ediyorlar. Þimdi her tarafa birden yaylým ateþine baþladýlar. Sizde baþlayýn.

Selim, gurubun siyasi komiseriydi. Uzun boylu ve oldukça güçlü olan bu sarýþýn gerilla, üç yýl tekvando kursu görmüþtü. Onun bulunduðu taraftaki çatýþma oldukça þiddetlenmiþti.. Þimdi sýra Piling'ýn içinde yer aldýðý saldýrý savunma gurubundaydý. Çetelere, onun yalnýz olmadýðýný göstermeleri gerekiyordu. Hiç vakit kaybetmeden harekete geçtiler. Artýk bütün güçleriyle yükleniyorlardý bu satýlmýþlarýn mevzilerine. Ama Piling yine de bu tür eylemler baþladýðýnda bir burukluk duyardý hep. Bir sýkýntý basardý onu.. Çünkü þu karþýda mevzilenen ve gerillalarý vurmaya çalýþan adamlar da Kürt'tü, hem de alabildiðine yoksul birer Kürt. Gerillalar onlarýn da ulusal þereflerini, gururlarýný ve varlýklarýný korumak için silahlanmýþ, bu daðlarýn yolunu tutmuþlardý. Üç-beþ kuruþ için kendilerini satan, ruhlarý ölmüþ olan bu adamlara büyük kin duymakla birlikte, yine de kurþun sýkarken buruktu Piling. Ama çaresiz olduklarýný da biliyordu. Kaç kez ikaz etmiþlerdi onlarý. ýBize karþý kullanmazsanýz, biz silah almanýza bile itiraz etmeyizý diye kaç kez yalvarmýþlardý, Allah bilir! Ama bunlar gönülden satmýþlardý kendilerini.. Ulusal saflara dönmeleri veya tarafsýz kalmalarý mümkün deðildi.

Bunun için ateþ emrini alýr almaz silahýný kaptý ve köyün lamba yanan bir penceresine niþan alarak roketini saldý. Mermi o penceredeki ýþýðý bir anda söndürmüþtü. Fakat ayný anda köyden bulunduklarý tepeye doðru yoðun bir mermi yaðmuru baþladý. Tam bu sýrada Rubarok üssündeki Türk Askerleri de harekete geçmiþ, havan atýþlarýna baþlamýþlardý. Þimdi klasik sahne tamamlanmýþtý yine. Yani bir tarafta gerillalar, öte tarafta Türk Askerleri ve para ile tuttuklarý Kürt çeteler. Gerillalar, çete mevzilerinden birini imha ettikleri halde onlar, Türkler'den aldýklarý havan takviyesinin verdiði cesaretle, kýsa bir süre içerisinde bu mevziyi yeniden doldurdular. Böylelikle baskýn, Rubarok'taki askerlerin de araya girmesiyle inatçý bir direnme doðurmuþtu. Durum ýpataýya dönüþüyordu kýsacasý..

Bunun üzerine koordinede bulunan komutan geri çekilme kararý aldý. Bu arada Rubarok'tan atýlan havanlar arazinin tutuþmasýna yol açmýþtý. Gerillalar da bu ateþi adeta körüklercesine dýþ mahalleleri tutuþturdular. Ortalýk gündüz gibi aydýnlanmýþtý. Her taraftan küfürlü veya endiþeli insan sesleri yükseliyordu. Bir ara Kol Komutaný Karker, elindeki açýk cihazdan çetelerle konuþmak istedi. Fakat onlar sadece küfür ediyorlardý. Buna raðmen Karker ýsrar ediyordu sabýrla. Sonunda çeteci konuþmaya razý oldu. Ama bu kez Türk komutan araya girdi ve çeteye hitaben:

Hainlerle konuþma. Onlarla irtibatý kes! Konuþan olursa ondan hesap sorarýmý emrini verdi.

Bu emir çeteyi korkuttu, ama yine de Karker'i dinlemek ister gibiydi. Bundan dolayý ýemre itaatý olayýný aðýrdan aldý. Türk komutan durumun iyi gitmediðini anlayýnca bu kez ýteknolojiyiý kullanarak konuþmayý dinlenemez hale getirmeye çalýþtý. Cihaza tuttuðu teypten Türk istiklal marþý ve arkasýndan mehter marþlarý dinletti konuþmacýlara. Baðlantý kesilmiþti artýk. Mecburen vazgeçtiler konuþmaktan.

Gerillalarýn 15 Aðustos dolayýsýyla düzenledikleri bu küçük eylem böylece son bulmuþtu.

***

Eylem yorgunluðu kolay atýlmaktaydý. Tüm bölük daha önce saptanan toplanma noktasýndaydý artýk. Bu arada, ayný noktada bulunan bir takýmlýk bayan gerilla gücünden bir manga, ertesi sabahýn erken saatlerinde Xalit'ýn komutasý altýnda Helikopter Vadisi'ne yollanmýþtý. Bu gerekli düzenlemenin hemen ardýndan Bölük Komutaný Karker, Piling'ý çaðýrmýþtý. Piling, gelen nöbetçi subayý ile birlikte yönetim çadýrýna gitti. Selam verdi, gösterilen yere baðdaþ kurarak oturdu ve merakla Komutan'ýn ne söyleyeceðini beklemeye koyuldu. Karker iyi geçen eylemden dolayý neþeliydi. Piling'a moral veren tavýrlar sergilemeye özen gösteriyordu, ki hep öyle yapardý.

Hevalê Piling, eylemden artan cephane miktarýný ve ayrýca ihtiyacýmýz olan cephane miktarýný bir liste halinde çýkar.

Karker, 1989'daki ýAskerlik Kanunuý gereðince gerillaya alýnmýþtý. O günden beri çok yüksek bir performans göstermiþ ve bölük komutanlýðýna kadar yükselmiþti. Ona ýTopal Karkerý diyorlardý. Çünkü Zogroslar'ý aþarken soðuktan dolayý ayak parmaklarýný kaybeden bu yiðit komutan aksayarak yürürdü. Zorlu kýþ þartlarýna karþý yine de ayakta kalmasýný bilen Komutan Karker'in tek eksiði, ARGK'nin çok önem verdiði þu teorik bilgi düzeyiydi.. Ama bu saf köylü çocuðunun aklý bir türlü yatmýyordu þu þehir kökenli terminolojiyle ifade edilen þeylere! O, daha ziyade yaþýyordu söylenenleri. Yani teoride söylenenleri pratikte kendisi yazýyordu..

Akþam tekmilleri alýndýktan sonra yeniden toplanýldý. Ertesi gün yolculuk vardý. Bunun planlamasý yapýlmýþtý. Tekmilden sonra hazýrlanmýþ olan pirinçten ibaret ýakþam yemeðiý sofrasýna geçildi.

Yine mi pirinç! dedi biri ve hemen kalktý sofradan. Asýl üslerinden epey süredir uzak kaldýklarýndan dolayý beraberlerinde aldýklarý erzak azalmýþ, lojistikçilerin gerillalara sunacaklarý pirinçten baþka bir þeyleri kalmamýþtý. Fakat günde iki öðün pirinci içi kaldýrmamýþtý gerillanýn. Sabahlarý hazýrlanan ýmýrtoxeý de cabasý.. Yese kusacak gibiydi. Neresinden bakarsanýz bakýn Çin iþkencesi.

Bazýlarý ise tabaða iki kaþýk çalmakla yetinmiþlerdi. Piling, tabaðýndaki son taneleri de kaþýklarken Welat;

Bizi ameliyat etmiþ, beynimize iki pirinç tanesi yerleþtirmiþlerý deyince, 17 yaþýndaki komutan yardýmcýsý Rabžn, bu frikiði kaçýrmadý ve hemen taþý gediðine koydu:

Onun için kafan çalýþmýyor!ý

Sakal ve býyýðý daha henüz çýkmamýþ olan Rabžn'un bu esprisi ortalýðýn kahkahadan çýnlamasýna yetmiþti.. Ortalýk yeniden yatýþmýþ, anlaþýldýðý kadarýyla yokluk dahi onlarýn espri güçlerini dumura uðratamamýþtý. Biraz daha þakalaþtýktan sonra herkes mangasýna çekildi ve uyumaya çalýþtý. Yarýn uzun bir gün olacaktý.

***

Gece vakti.. Takriben onbir dolaylarý. Piling duyduðu homurtuya benzer bir gürültüyle yataðýndan sýçrayarak fýrladý. Önce uyku sersemliði ile bir anlam veremedi bu homurtulara. Fakat dikkatle dinleyince bunlarýn düþman kobralarý olduðunu anladý ve hemen toparlandý. Giyinerek manga çadýrýndan çýktý. Kobra horultularýný duyan nöbetçi de tüm arkadaþlarýný uyandýrmaya baþlamýþtý. Intikam akýnýydý bu. Türk Pilotlarý dostlarýnýn korkutulmasýna tahammül edememiþ, cývarda gerilla barýnaðý olduðunu tahmin ettikleri noktalarý bombalýyorlardý. Helikopterler, ilk olarak bulunduklarý noktanýn hemen alt tarafýndaki boþ bir köyü bombaladýlar. Karavana! Sonra dönerek bu kez Helikopter Vadisi'ni vurdular. Bu iyi deðildi iþte! Zira bir mangalýk bayan gerilla gücü oradaydý. Karker, bu birliðin komutaný Xalit ile irtibat kurup zayiatlarý olup olmadýðýný öðrenmeye çalýþtý. Ama cihaza çýkan olmadý. Kapalý tutuluyordu meret.. Irtibatsýzlýk daha da endiþelendirmiþti komutaný. Hemen yanýbaþýndaki Piling'ýn mangasýný keþif için görevlendirdi. Oraya gidecek, neler döndüðünü saptayýp Karker'i bilgilendireceklerdi.

Manganýn komutaný Ali'ydi. Derhal giyinildi ve yola çýkýldý. Ali'yi bilmezsiniz. O, Malatyalý'ydý. Malatya denince Zeynep Kýnacý akla gelir deðil mi? . Hani þu vücuduyla bombalaþan Kürtler'in büyük ulusal kahramaný. Iþte bu Ali, Zeynep'in, yani Kürt direniþinin sembolu Zilan'ýn akrabasýydý. Ali o sýrada manga komutanýydý, ama bir yýl içerisinde saðladýðý üstün baþarýlarla bölük komutanlýðýna kadar yükselecekti..

Saat 11.30'da Ali'nin mangasý hazýrlanmýþ, yola koyulmuþtu. Yollarý oldukça uzundu. Bundan dolayý noktaya ancak saat 2.00'de varabildiler. Ilk karþýlaþtýklarý kiþi bayan mangasýnýn nöbetçisiydi ve çok sertti. Önce bir þakýrtý duydular. Ardýndan ortalýðý çýnlatan kendinden emin bir ses:

Durun! kimsiniz? Parola!

Ali, bir an için düþman olarak buraya gelmediklerine þükretti. Sonra hiç beklemeden cevap verdi:

Mazlum..

Bu kez sýra nöbetçideydi. Iþaret olarak seçilen parolayý verecekti:

Zafer!

Durum yeþildi. Silahlar indirildi. El sýkýþýldý ve merhabalaþýldý. Sonra sýra izahata gelmiþti. Kobra noktayý vurduðunda mangadaki arkadaþlarý kayalarýn arasýndaki saðlam sýðýnaklara yerleþmiþler. Bundan dolayý hiçbir zayiatlarý yokmuþ. Bu iyiydi iþte! Durumun ne olduðunu merak eden Komutan Karker'e cihazla olanlar nakledildi. Tabii ki kapalý bir þekilde, þifreyle yani. Saat üçe kadar durum konuþuldu. Çok uykusuz olduklarý için biraz uyumaya çalýþtýlar. Bu, saat altýya kadar sürdü. Sonra herkes uyandýrýldý ve ilk noktaya doðru yola çýkýldý. Aþaðý yukarý saat dokuzda noktadaydýlar. Ama kimse yoktu orada. Kýpýrdayacak halleri yoktu gelenlerin. Oldukça yorgun ve uykusuz olduklarý için hemen þuraya buraya daðýlarak derin bir uykuya daldýlar.

Saat 12.00'de Botan, Piling'ý nöbete kaldýrdý. ýTam da zamanýydýý diye düþündü Piling. Biraz ekþi suratlý olan Botan bu durumuyla arkadaþlarýný epey sinirlendirirdi. Fakat, Allah için iyi bir askerdi. Piling nöbeti devraldýktan kýsa bir süre sonra cihazla Komutan Karker'i aradý. Yerlerini deðiþtiren arkadaþlarý, Gerdî'li çete köyü Þemzînan'ýn sýrtýný dayadýðý Govendê Daðý'nýn baþlangýç noktasýndaki bir ýkapýyaý, Derîyê Hecî'de (Derîyê Xaca) yerleþmiþlerdi. Köye doðru uzanan bir vadinin iki tarafýný sýnýrlandýran sarp kayalardan dolayý bu giriþ, gerçekten bir kapýyý andýrýyordu. Bu kapýnýn hemen alt taraflarýnda K.. Köyü yer alýyor. Bu köy 1994'de boþaltýlmýþtý. Derîyê Hecî'nin üst taraflarýndan fýþkýran bir pýnarýn buz gibi sularý bu virane köye doðru akýyor sahipsizce. Eskiden sulama amacýyla da kullanýlýrdý bu su. Gerillalarýn buraya yerleþmeleri rastlantý olamazdý. Vaziyet Þemzînan Köyü'ne yeni bir taciz hazýrlýðý yapýldýðýný gösteriyordu.

Akþam olmuþtu artýk. Hatta saat sekizi gösteriyordu. Rubarok Üssü tam karþýlarýndaydý. Iþýl ýþýl yanýyordu meretin lambalarý. Bu arada, can korkusundan olsa gerek, bir noktadan sürekli izli mermi atýp duruyorlardý. Bazan da havan atýþlarý. Uzaktan bakan bayram sanýr hani.. Manga komutaný Ali oturmuþ, cihazla Karker'i arayýp duruyordu. Anlaþýlan göreve çýkacaklardý yine. Ne terslik!. Bir ara cihazdan baþýný kaldýrýp Piling'a seslendi:

Yanýna üç arkadaþýný alarak Bastin Suyu'nun kýyýsýndaki korsan noktasýna git. Lojistikte bulunan büyük cihazý getireceksiniz. Acele lazým bu cihaz. Þimdi yola çýkarsanýz, sabah istediðimiz noktada olursunuz..ý

Tamamý dedi Piling ve yol hazýrlýðýna hemen baþladý.

Yanýna Cabbar'ý, Korsan'ý ve Gabar'ý alarak yola çýktý. Korsan, giriþtiði sayýsýz çatýþmalarýn birinde bir gözünü kaybettiði için bu adý almýþtý. Gabar ise bir yýllýk çok sessiz bir gerillaydý. Neredeyse hiç konuþmazdý bu efendi gerilla. Çabucak hazýrlandýlar ve kendilerini bulunduklarý tepeden aþaðý salýverdiler. Bastin Köyü'ne varýþlarý fazla uzun sürmedi. Saat onda suyu geçmiþ, 11.30'da ise lojistike varmýþlardý bile.

Lojistiktekiler onlarýn geleceklerini ve ne için geleceklerini biliyorlardý. Bunun için daha önceden cihazý depodan çýkarmýþ, hazýrlamýþlardý. Saat 12.00'de gerisin geri yola çýktýlar ve öðleden sonra üçte belirlenen noktaya vardýlar. Oraya vardýklarýnda arkadaþlarýný mevzilere yatmýþ buldular. Fakat Piling ve arkadaþlarý çok yorgundu. Bu gösteriye katýlamazlardý. Istirahate ihtiyaçlarý vardý. Cihazý Komutan Karker'e teslim ettikten sonra etrafa daðýlýp derin bir uykuya daldýlar.

***

Saat sekizde uyandýklarýnda, kendilerinden Derîyê Hecî noktasýna gitmeleri istendi. Bu emir, ýeylem varý demekti. Yorgundular hala, ama bu talimat bir emirdi. Uyulacaktý. Kýsa bir süre içerisinde hazýrlanýp yola koyuldular çaresiz. Gecenin 12'sinde Derîyê Hecî'ye varmýþlardý. Onlar yoldayken noktadaki arkadaþlarý tarafýndan çay hazýrlanmýþtý. Çay ha! Oh be! O nefis, yorgunluk gideren sývýyý daha henüz yeni mideye indirmeye baþlamýþlardý ki, onlarýn geldiðini gören Welat yanlarýna seðirtmiþti. Konuþmak istiyordu gelenlerle. Oysa Piling, üç gecedir sürekli hareket halindeydi. Etrafa belli etmemeye çalýþýyordu, ama çok yorgundu. Konuþmaya bile mecali yoktu. Gerillada ýçok yorguný deyimi öyle kolay kolay kullanýlmaz.. Eðer biri çok yorgun deyimini kullanýyorsa, bu, kelimenin tam anlamýyla pestilinin çýkmýþ olduðu anlamýna gelir. Yine de yanýna gelen Welat'a merakla sordu:

Hevalê Welat, bizi niçin erken çaðýrdýnýz? Bir durum mu var?

Welat sakin görünüyordu, ama olacaklarýn heyecanýný sesinde hissetmemek mümkün deðildi. Sözü dolandýrmadý:

Fark ettiðiniz gibi yeni bir eylem planlandý. Sen bu eylemde birinci saldýrý gurubunda yer alacaksýn. Hazýrlýk yapman lazým. Seni B-7'ci olarak düþünüyoruz bu saldýrýda..ý

Piling saldýrý gurubunda yer aldýðý için sevinmiþti, ama B-7'cilik açmamýþtý onu.. I-ýýh! Istemiyordu bunu.. Eylemden sonraki o saðýrlýk yok mu, Uff! Allah kahretsin! Hafif bir burukluk his etti. Oysa, bu saldýrýya bombalarla katýlmak isterdi. Ama görev görevdi. Hiç itirazsýz emre uymak, Piling'ýn hamurunda vardý. Bir askerdi o.. ARGK'nin bir neferi! Önce kýsa bir sessizlik aný ile hazmetti görevi. Sonra Welat'a döndü:

Bizim kol kimlerden oluþuyor?

Welat, ýsabýrlý olý anlamýna gelen bir hareket yaptý ve,

Az sonra düzenleme okunacak. Öðrenirsin.. dedi.

Zamanlarý sýnýrlýydý. Neler olacaðýný anlamak istiyorlardý. Bunun için öncelikle keþif ekibinin bulunduðu yere gittiler. Tutacaklarý yolu öðreneceklerdi orada. Orada komutanlar da toplantý halindeydi. Adil, yorgunluklarý yüzlerinden okunan periþan haldeki Piling ve arkadaþlarýný görünce Komutan Karker'e þöyle bir baktý ve kýsýk bir sesle;

Bu arkadaþlar çok yorgun. Dökülüyorlar adeta. Eyleme girerlerse çok zorlanabilirler. Bunun için onlarýn bu eyleme sokulmamalarý daha iyi olurý deyince Komutan önce derin derin ne yapacaðýný düþündü. Eðer direkr olarak Adil'e ýhaklýsýný dese, Piling ve arkadaþlarýný kýzdýracaðýný biliyordu. Evet, ne istediklerini onlara sormalýydý. Sonra Piling ve arkadaþlarýna döndü:

Siz ne diyorsunuz? Gidemeyecek durumdaysanýz söyleyin. Çekinmeyin Hevalý

Piling hiç sektirmeden cevap verdi:

Hazýrým! Hem de herkesten çok gitmek istiyorum.

Komutan bu kesin cevap karþýsýnda hem gururlandý, hem de yapacak bir þeyi kalmamýþ insanlarýn edasýyla,

Peki Heval, az sonra düzenleme okunacak. Hazýr oluný dedi..

Zaten hazýrdýlar. Düzenlemenin okunacaðý içtima da baþlamak üzereydi. Piling'in içinde yer aldýðý manga, Adil'in bölüðü ile birlikte içtimadaydý. Içtimadaki gerillalarýn karþýsýna harekatýn koordinatörü olarak Adil çýktý ve önce eylemin önemi konusunda konuþtu. Sonra sýra önemli konuya, düzenleme guruplarýnýn görevlerinin tanýmlanmasýna gelmiþti. Birinci saldýrý kolu köyün üst tarafýnda bulunan bir mevziye yönelecekti. Bu mevzi aðýr silahlarla donatýlmýþ olduðu için çok önemliydi. Gurup bu mevziyi düþürdüðünde yukarý mahallenin yolu onlara açýlmýþ olacaktý. Ikinci saldýrý gurubu ise köyü cepheden gören iki mevziyi birden hedef alacak, bu mevzileri düþürdükten sonra köye girecekti. Bu kez anlaþýldýðý kadarýyla hedefleri sadece basit bir taciz deðildi. Köye gireceklerdi yani..

Birinci gurubun komutaný Mervan'dý. B-7 roketatarý ile Piling onun yardýmcýsýydý. Bundan baþka Korsan Cabbar, 89'luk Ferhat, Serhatlý Cemal ve Soran da ayný gurupta yer almaktaydýlar. Ikinci saldýrý gurubu ve savunma ile pusu guruplarý da altýþar kiþiden oluþuyordu. Düzenleme okunduktan sonra herkes son hazýrlýklarý gözden geçirmek üzere daðýldý. Bu arada hummalý bir çalýþmaya giriþen Piling, gurubun cephane ihtiyacýný tam olarak temin etmiþ, Komutan Mervan'ýn yanýna gelmiþti. Mervan ise o sýrada herkese teker teker ayný soruyu sormaktaydý..

Eylem hakkýnda ne düþünüyorsun?

Guruptaki gerillalarýn herbiri, cevap olarak kendisine göre önemli bulduðu bazý birþeyler söylüyordu.. Sýra Piling'a gelince o, içine doðaný söylemeyi tercih etti:

Ben eylemin nasýl geçeceðini bilemem. Ama yaralý olarak geri döneceðimi biliyorum..

Komutan biraz hayret ve biraz da merakla bu ýk‰hinýe baktý. ýBiliyorumý diyordu arkadaþý. Bir moral bozukluðu iþareti miydi bu? Bir an Piling'ýn gözlerini yakaladý. Hayýr orada ne bir yýlgýnlýk, ne de korku vardý.. Öylece bakýyordu, sevecen.. Belli belirsiz bir hüzün dalgasý geldi oturdu gözbebeklerine Mervan'ýn. Hayat ona böylesi duygularý hafife almamayý çok iyi öðretmiþti. Yine de üsteledi:

ýNeden o kadar kesin konuþuyorsun Hevalê Piling?ý

Piling, þöyle bir içini çekti. Daha düzgünce oturmayý denedi sonra. Ama içindeki duyguyu dökmeyi de ihmal etmedi..

Köyün geri çekilme yollarýna her zaman çok havan atýþlarý yapýlýyor. Atýlacak havanlardan birinin bu kez beni bulacaðý gibi bir his var içimde..ý

Sonra daldý gitti düþüncelere.. Onun bu hali, bir anda bulaþýcý bir hastalýk gibi herkesi sarmýþtý.. O gencecik kafalarda, ülkelerine bir parça ýþýk getirmek için çalýþan o kafalarda kim bilir þimdi hangi düþünceler biribirini kovalýyordu..

***

16 Aðustos.. Saat; 5.. Hava daha henüz kararmamýþtý. Guruplar büyük bir disiplin içerisinde, akþamýn o tatlý serinliðinde yola koyuldular. Piling yanýna dokuz adet roket almýþtý. Ihtiyat olarak dört tane de el bombasý koymuþtu zulasýna. Saat 10'da, hedefe epey yaklaþmýþ, köye hakim olan tepeye týrmanmýþlardý. Aysýz bir geceydi ve hava tam anlamýyla kararmýþtý. Piling tepeden þöyle son bir kez baktý köye.. Þu birimde yaþayanlarýn kafasýzlýðýna hayýflandý. Onlarýn gerillaya verdiði zararý düþmanýn vermediðini düþündü, bir daha kahroldu. Içinde yer aldýðý devrimin þu kýsa tarihi boyunca Kürt'ün Kürt'e verdiði zararý, hiç bir düþmanýn vermediðini bir film þeridi gibi gözlerinin önünden geçirdi... Güney Savaþlarý'ný, çeteciliði, ihanet þebekelerini düþündü.. Hani bunca potansiyeli biribirlerine karþý kullanacaklarýna namlularý düþmana çeviriverseler, 2500 yýllýk rüyayý gerçekleþtirmenin iþten bile olmadýðýný gördü. Ister istemez,

Ne milletmiþiz be!ý cümlesi döküldü dudaklarýndan..

Saat, 10.30.. Köyün boþaltýlmýþ kenar mahallesinde sayýlýrlardý artýk. Çeteler, bu boþ mahalleye köpeklerini baðlýyorlardý. Gerillalar geldiðinde köpekler havlayacak ve sahiplerini haberdar edeceklerdi, onlar da Türkler'i.. Asttan üste yani.. Gerillalar ilk olarak bu köpekleri susturdular. Kolay olmadý bu, ama sonunda bir yolunu bulup susturdular bu sahibine sadýk yaratýklarý. Þimdi sýra sahiplerine sadýk diðer yaratýklardaydý.. Yýkýk mahalleyi boydan boya kat edip terkedilmiþ bir evin yanýnda durdular. Burada her iki saldýrý kolunun militanlarý vadalaþtý. Herkes kendi görev yerine çekilecekti. Bundan sonrasý rasgele!

Çetelerin oluþturduðu mevziler uzaktan görünüyordu artýk. Her mevzinin üstüne, çevreyi aydýnalatýcý altý yedi tane güçlü sokak lambasý koymuþlardý. Bu lambalar mevzileri karanlýkta býrakýyor, ama çevreyi mümkün mertebe aydýnlatýyordu. Bu arada köyün epey yakýnlarýna kadar sokulmuþlardý. Gurup komutaný Mervan, koordinasyonu saðlayan ekiple sürekli irtibat halindeydi. Hedeflerine yeteri kadar yaklaþtýklarýnda koordinasyondakiler eylemin baþlamak üzere olduðunu, bunun için hazýr beklemelerini bildirdiler. Önlerinden bir cadde geçiyordu. Guruptakiler caddeyi kesip, kendilerini mevzilerin yer aldýðý sýrta verdiler. Tam bu sýrada Mervan narayý patlattý:

Vurun arkadaþlarým, vurun þu hainleri!

Büyük bir yaylým ateþi baþladý. Karþý taraftan da ayný minval üzere cevap.. Her taraftan sesler yükseliyordu. Çatýþmalar baþladýðýnda Piling ve bazý arkadaþlarý ortalýk yerde yakalanmýþlardý. Kýyamet kopar kopmaz, daha önce hazýrladýklarý mevzilere doðru biraz da þaþkýnca koþmaya baþladýlar. Bu hareketlenme çete mevzilerinden de görülmüþtü. Hemen vurmaya baþladýlar orayý. Mevzilere doðru koþmakta olan gerillalar, bu kurþun yaðmurunu taklalar atarak, zik-zaklar çizerek atlatmaya çalýþtýlar. Güvenli yerlere yerleþtiklerinde hiç kimsenin yaralanmadýðý görüldü, bu iyiydi iþte.. Bu kez sýra onlardaydý. Sürünerek hedefledikleri en yakýndaki çete mevzisine saldýrdýlar. Ama düþürmeyi baþaramayýp mevzilerine geri çekilmek zorunda kaldýlar. Bir kez daha denemeye çalýþtýlar. Ama karþý tarafýn aldýðý önlemler daha da artmýþtý. Bu arada hava artýk açmaya baþlamýþtý. Öbür taraftaki gurubun bulunduðu yerden gelen seslerden anlaþýldýðý kadarýyla orada da þiddetli çatýþmalar cereyan ediyordu.

Piling iþlerin iyi gitmediðini görünce guruptan ayrýldý. Niyeti, on onbeþ metre ilerledikten sonra bir türlü pes etmeyen bu mevziye roket yaðdýrmaktý. Gözüne kestirdiði en yakýn noktaya doðru sürünerek ilerledi. Siper olarak kullanacaðý büyükçe bir taþ arýyordu. Aksi gibi çok çýplak bir arazideydiler. Hayli ilerlemek zorunda kalmýþtý böylesi bir taþý bulmak için. Nihayet bulduðu kaya yavrusunu andýran bir taþýn arkasýna dikkatlice yerleþti. Sýrtladý B-7'sini. Sonra pencerelerinden bomba ve kurþun yaðan bir eve niþan aldý ve;

Haydi B-7, þimdi konuþma sýrasý sende

deyip ateþledi canavarý.. Tam isabet! Bir daha.. Bir daha. Etraftaki arazi ve evler peþpeþe isabet almaya baþlamýþtý. Bunlar Kürt evleriydi.. Içinde müthiþ bir acýma duygusu vardý Piling'ýn. Acý duyuyordu evdekiler için. Ama o evlerin pencerelerinden uzanan namlular Türk uþaklýðýný meslek edinmiþ olan kiþilikleri bozuk yaratýklarýndý. Kürt denemezdi bunlara. Bugün bir insana Kürt denmesi için, onun özgürlük için verilen bu savaþta doðru tavýr almasý gerekirdi. Kafasýnda bu ve benzeri bir çok düþünce hýzla biribirini takip ediyordu.

Ama savaþtýr bu.. diyordu kendi kendine.. Sonra konsantrasyonunu bozmadan devam ediyordu bombalamaya. Çeteler, kendileri bu savaþa sebep olmadýlar mý? Savaþý evlerinde kabul eden onlar deðil mi? Eðer ben þimdi bunlarý vurmazsam, yarýn bu kez onlar Türk Kuvvetlerine tazýlýk yaparak gerilla avýna çýkacak, en ön saflarda yurtsever canlara kurþun yaðdýracaklar. Hayýr, hayýr.. Bu onlarýn suçu! Kürt kanýnýn akmasý onlarýn tutumlarýnýn eseri.ý

Hem ateþ ediyor, hem de son bir umutla baðýrýyordu;

teslim olun! Kan akmasýn! Teslim olun.

Ama boþuna.. Gayret boþa gidince söz silahlara kalýyordu. Bundan dolayý oraya roket kusuyordu b-7.. Sekiz gülle boþaltmýþtý hedefine. Dokuzuncuyu da yerleþtirdi silahýna, ama ateþ almadý bu. Artýk orada durmasý faydasýzdý. Malzemelerini toparladý ve karþý tarafa kendini toparlama süresi býrakmadan hýzla arkadaþlarýnýn yanýna döndü. O arada Mervan, cihazdan diðer saldýrý gurubunun komutanýyla temas kurmuþ, konuþuyordu. Karþý taraftaki arkadaþýndan iyi haberler akmýyordu;

Bir arkadaþ kayýp.. Iki yaralýmýz var.. Yaralý arkadaþlarýn tedaviye ihtiyacý var. Bunun için geri çekilmemiz lazým

Alýndý. Tamam heval.

Herkes gibi onlar da geri çekilecekti. Bunun için sýrtýn arka tarafýndan aþaðý saldýlar kendilerini. Saðlýk gurubu bir baþka sýrttaydý. Hýzla oraya doðru yürüdüler. Bu arada Piling, Serhatlý Cemal ve 89'luk Ferhat köyün boþ mahallelerine seðirttiler. Orada kesilmiþ aðaç dallarý vardý. Bu dallarý kullanarak, ýarkadaþlarýnýn istediðiý iki sedye yaptýlar. Istediklerinden de ala olmuþtu sedyeler. Tim, bu sedyeleri sýrtlayarak geri döndü. Suyun baþýna kadar gelmiþlerdi. Çok susamýþlardý. Buz gibi sulardan kana kana içtiler. Bir ara kulak kesildi Cemal ve fýsýltýyla:

Bir sesler duyuyorum..

Kim bunlar acaba?

Yoðun havan ve mermi seslerinden dolayý pek anlaþýlamýyordu konuþulanlar. Kim olduklarýný çýkaramadýlar. Her ihtimali hesaplayarak sessiz kadýlar. Bir süre öylece bekledikten sonra arkadaþlarý ile buluþacaklarý noktaya doðru dikkatlice ilerlemeye baþladýlar. Hiç ses çýkarmamaya çalýþýyorlardý. En ufak bir ses, yerlerinin deþifre olmasýna yol açabilirdi. Evet, bir yýlan sessizliðiyle ilerlediler. Böylece hiç bir olumsuzluk yaþamadan varabilmiþlerdi hedeflerine. Noktaya yedek saldýrý gurubuyla ayný anda varmýþlardý. Karker de oradaydý.

Piling, sol dizi þiþtiði için topallýyordu. Karker bir yandan ona doðru ilerlerken öte yandan da durumu anlamaya çalýþýyordu:

Ne oldu Heval? Yara mý aldýn?

Hayýr Heval. Bizi görüp teþhis ettiklerinde kendimi yere atmýþtým. Dizim taþa geldi. Ondan dolayý þiþti.

Bu kez Piling sordu merakla:

Hangi arkadaþlar yaralý?"

Yaralý yok Heval. Hevalê Alan þehit düþtü.. Aziz arkadaþ da kayýp.

Piling, biraz da þaþkýnlýkla: Peki neden sedye istediniz?

Þaþýrma sýrasý bu kez karþý taraftaydý:

Biz sizden sedye falan istemedik. Sadece geri çekilmenizi istedik. Yanlýþ anladýnýz.

Ne yanlýþlýk ama! Az daha çatýþmaya giriyorduk. Ha, Hevalê Alan'ýn þehadeti nasýl oldu?

Karker, ýdehþetý der gibi baþýný iki yana salladý, ve anlatmaya baþladý:

Hevalê Alan, bir ara çetelerin yerleþtiði bir mevziye bomba fýrlatmaya kalkmýþ. Bunun için biraz dikelince, karþý taraftan yaylým ateþi baþlamýþ. Hevalê Alan'ýn vücudu bir anda kurþunla dolmuþ. Bu arada elindeki bomba düþmüþ ve hemen ayaklarýnýn dibinde patlamýþ. O sýrada çantasýnda ve belinde altý el bombasý daha bulunuyormuþ, bunlar da patlamýþ. Arkadaþ bir anda paramparça olmuþ..ý

Ya Hevalê Aziz?

Hevalê Aziz de ayný mevzideymiþ. Onun bu patlama esnasýnda parçalanýp parçalanmadýðý belli deðil. Belki de kayýptýr. Bilmiyoruz. Fakat ortalýkta cenazesinden herhangi bir parça yok. Büyük bir ihtimalle geri çekilmiþtir.ý

Þimdi artýk sýra düzenli geri çekilme harek‰týna gelmiþti. Gerillalar tek sýra halinde dizildiler ve verilen komutla aralarýna mesafe koyarak ilerlemeye baþladýlar. En arkadan topallayarak Piling gidiyordu. Cývardaki düþman üssünden sürekli olarak havan atýþlarý yapýldýðýndan, yürüyüþ mesafesini mümkün mertebe açmaya çalýþýyorlardý. Bu yürüyüþ tarzýnda, bir havan güllesi geri çekilme güzergahýna isabet etse bile sadece isabet alan yerdekine zarar verirdi. Güvenli bir yürüyüþ tarzýydý bu.

Bu arada havan gülleleri gittikçe daha yakýnlarýna isabet ediyordu. Kafile diken üstünde derler ya, iþte öyle yürümekteydi. Piling, o þiddetli havan gürültülerini duymadýðýný hayretle müþahade etti.. Çünkü çok þiddetli bir baskýn harek‰týný yaþamýþlardý. Bu harekatta Piling, kulaklarý en fazla etkiliyen bir görev üstlenmiþti, roketatarcýlýk.. Bundan dolayý geçici bir saðýrlýk yaþamaktaydý. Az duyma ya da.. Havan atýldýðýnda gülle yere düþmeden bir ses duyulur. Arkadaþlarý bu sesi duyduklarýnda hemen kendilerini yere atýyorlardý. Piling bir þey duymamasýna raðmen, arkadaþlarýnýn yere yatmalarýna bakarak, ýtabi imam, Allahu Ekberý Ya Allah yere. Tehlikenin geçtiðini ise arkadaþlarýnýn yeniden kalkmalarýndan anlýyordu. Bir iþkence yani!

Iþte, arkadaþlarý bir daha yere yatýyorlar. Bu geçici saðýrlýk ve yaþadýðý müthiþ kulak aðrýsýnýn etkisiyle Piling yere yatmakta gecikmiþti bu kez. Aksilik bu ya, gülle tam da iki metre ilerisine düþmüþtü. Patlama ile birlikte Piling da havalandý uçtuuu, uçtu.. Tam dört metre ileriye fýrladý ve kýç üstü düþtü.. Bacaðýnda müthiþ bir sýcaklýk duyuyordu. Piling bu sýcaklýðý havan güllesinin ýsýsýna baðladý. Herhalde bir alev parçasý onu hafiften yakmýþtý. Iyimserlik iþte. Ayný anda Komutan Karker, döndü ve büyük bir endiþe ile Piling'a doðru baðýrdý:

ne oldu, ne oldu heval?

Piling anlamadýðý için olacak önce cevap veremedi. Sonra elini bacaðýna attý ve yaralý olduðunu anladý. Karker'in el-kol hareketleri devam ediyordu. Bu kez anladý ve cevapladý arkadaþýný.

Her tarafým haþat!

Karker bir çýrpýda yanýna varmýþtý. Büyük bir dikkatle arkadaþýnýn koltuðunun altýna girdi ve onu olay yerinden uzaklaþtýrmaya çalýþtý. Tam da bu sýrada az önce terkettikleri noktaya bir havan daha isabet etmiþti. Piling fark edilmeseydi veya oradan uzaklaþmakta gecikseydi eðer, iþi bitikti. Oradan epey uzaklaþtýklarý için bir þey olmadý bu kez. Fakat bir süre sonra Piling'ýn yarasý soðumuþ ve sertleþmiþti. Bacaðý tutmuyordu artýk. Müthiþ bir de aðrý baþlamaz mý! Gel de dayan.. Bu dayanýklý gerilla yine de arkadaþlarýnýn omuzuna tutunarak tek ayak üzerinde yürümeye çalýþýyordu. Yürümeyip de ne yapacak ki? Piling'ý taþýyan Harun ve diðer arkadaþlarý çok yorulmuþlardý. Dayanýlmaz bir yorgunluktu bu. Kendisini taþýyanlar arasýnda Bedia da vardý. Bedia, Serhatlý'ydý ve fizik olarak pek çok erkekten daha güçlüydü. Piling kendisini ölüme terketmeyen bu iki arkadaþa minnet duyuyordu. Ne biçim bir ailede olduðunu da böylece daha somut anlama olanaðý bulmuþtu. Kendisini taþýyan arkadaþlarýna moral vermek için yol boyunca stran söyleyip duruyor, komik tarzýyla onlarý güldürüyordu. Bir ara kendisini taþýyan Harun'a döndü ve gülerek;

Harun Arkadaþ, bu defa da senin baþýna bela oldum. O kadar yorgun olmana raðmen beni taþýyorsun. Þimdi kim bilir içinden bana ne küfürler ediyorsun..ý dedi..

Harun þöyle bir döndü, yüzünün her hattýný ezberlemeye çalýþýr bir þekilde dikkat ve sevgiyle baktý Piling'a..

Boþ ver be Heval, bir gün mutlaka borcunu ödersin! deyiverdi..

Bir gün mutlaka... Bir gün mutlaka ayný þekilde ödemek, Piling'ýn istediði en son þeydi kuþkusuz.. Içini yakan müthiþ duygular kapladý benliðini. Ayaðýnda dayanýlmaz bir aðrý duymasýna raðmen, kafasýna çakýlan bu cümle Piling'ý hep meþgul edecekti..

***

Piling, hastaneye kaldýrýlmýþ, güz aylarýnýn ortalarýna doðru düzelmiþti biraz. Ama yapýlan ameliyatlara raðmen, bir þarapnel parçasý çýkarýlamamýþ ýhatýra olaraký bacaðýnda kalmýþtý. Bunun baþka zaman çýkarýlacaðý da yoktu. Birlikte yaþayacaklardý yani. Birbuçuk ay geçirdiði hastaneden artýk çýkmak istiyordu. Zaten týklým týklým dolmuþtu orasý. Kapanmýþ yarasýyla orada daha fazla kalamazdý. Hastaneye geliþinde 8 kiþiydiler. Þimdi ise Güney Savaþý'nýn baþlamasýyla hastanedeki yaralý sayýsý birden 40'a yükselmiþti. Her çýkanýn yerini bir baþka arkadaþlarý alacaktý. Çýkmalýydý, çýkmalý!

Piling, çok özlediði Xan Kurkê'nin yolunu tuttuðunda Güney Savaþý çoktan baþlamýþtý. Pek bir deðiþiklik yoktu birliðinde. Yalnýz, kayýp arkadaþlarý Aziz geri dönmüþtü. Hani þu köy baskýnýnda kaybolan Aziz. Bu arada bütün cephelerde çok sýký bir savaþ veriliyordu. KDP ile Türk güçlerinin birlikte yürüttüðü operasyonlar, ARGK'nin karþý operasyonlarý ile dengelenmeye çalýþýlýyor, gittikçe uzayan yýpratýcý bir mücadele her alanda Kürtler'i vuruyordu. Bu savaþ pekçok arkadaþlarýný yutmaya baþlamýþtý Piling'ýn. Vatana verecek daha pekçok þeyleri olmasýna raðmen.

***

10. Kasým.. Yaralanmasýnýn üzerinden üç ay geçmiþti aþaðý yukarý. Piling artýk eylemlere çýkmaya hazýrdý. Manga komutanlýðýna getirilimiþti bu arada. Önü açýlmýþtý yani. Mutluydu bu rütbeyi aldýðý için. Daha yükseðe çýkmak için var gücüyle çalýþacaktý artýk. Kariyerist olduðundan deðil, hizmet aþkýndandý bu.. O gün yeni bir eylem planý açýklanmýþtý. Plan gereði üç tepeye birden saldýrýlacaktý. Bunun için altýþar kiþiden oluþan üç gurup seçilmiþti.Guruplardan birinin komutaný Piling'dý. Yardýmcýlýðýna kurtarýcýsý Harun getirilmiþti. Diðer guruplarýn komutanlarý ise Þêro ve Farhat'tý.

Piling, Harun'la ayný gurupta yer almasýna çok sevinmiþti. Çünkü þimdiye dek arkadaþlýk yaptýðý en cesur gerillaydý Harun.. Hem de yaralanma olayýnda ýspatlandýðý gibi, fedakar ve vefakar.. Gurubunda birde Korkmaz vardý, ki bu arkadaþý da Harun'dan geri kalmazdý. 89'luk Ferhat'ý ve Pîro'yu daha önceki eylemlerde de sýnamýþtý. Ferhat, çocuk yaþlarda gerillaya katýlmýþ, aradan geçen yýllara raðmen hala o çocuksu ruh halini muhafaza ediyordu. Ikisi de oldukça iyi birer gerilla idiler. Bir de yeni arkadaþlarý vardý gurupta; Salih.. Salih þimdiye kadar sadece bir-iki eyleme katýlmýþ tecribesiz bir gerillaydý. Sýnanmamýþ, esrarlý bir insandý o. Piling guruba baktý ve mýrýldandý; ýçok iþ yaparýz herhalde bu arkadaþlarla.ý

Akþam vaktiydi hazýr olduklarýnda. Zaten eylem saatleri hep geceye rastlatýlýrdý. Hani gecenin o koyu örtüsü varya, iþte bu örtü gerillalarý düþmanýn kullanacaðý pek çok teknolojik olanaða karþý iyi korurdu. Cephaneleri kelimenin tam anlamýyla yeterliydi. Hedefe doðru yürüyüþe geçmelerine mani hiçbir þey yoktu artýk. Vedalaþtýlar kamptakilerle ve vurdular kendilerini hedefe giden yola. Koordinasyon, tabur komutaný Zerdeþt tarafýndan saðlanacaktý. Savunma gurubunun mevzileneceði noktada bulunacaktý komutan. Hep birlikte bu noktaya kadar ilerlediler. Orada, her gurup sýrayla ayrýlarak kendi görev yerine yollanýyordu. Koordineye en yakýn tepe, Piling'ýn gurubunun saldýracaðý tepeydi. Bunun için noktadan en son ayrýlan gurup bu olacaktý. Hep birlikte eylemi baþlatmak ve biribirlerinin eylemini sabote etmemek için böyle hareket etmeleri gerekiyordu. Tam yola çýkacaklarý sýrada Harun öne çýktý ve;

ben daha önce bu tepeye düzenlenen saldýrýlara katýlmýþtým. Oraya ulaþacak en iyi yolun hangisi olduðunu biliyorum. Bunun için önde ben gitmek istiyorumý dedi.

Peki Hevalý dedi Piling, ýdaha iyi olur bu.

Uygundu bu öneri. Böylece önde Harun, onun arkasýnda Piling olmak üzere askeri düzen içerisinde ilerlemeye baþladýlar. Çok sessiz ve yavaþ ilerliyorlardý. KDP-Türk karma gücünü oluþturan militanlar devam etmekte olan savaþ dolayýsýyla sürekli alarm halinde bulunduklarýndan, oldukça hassas davranýyorlardý. Hep uyanýktýlar yani. Bunu gerillalar da biliyorlardý. Ondan dolayýydý sarfettikleri bu dikkat. Böyle ilerleye ilerleye en nihayet tepenin zirvesine 150-200 metre kadar yaklaþmýþlardý. Piling burada durarak Zerdeþt ile cihaz baðlantýsý kurdu ve konumlarýný þifre ile bildirdi. Orada koordinasyondan iþaret alýncaya kadar bekleyeceklerdi.

Bu arada kýsa aralýklarla Ferhat ve Þêro'nun yönettiði guruplar da hedefe yaklaþtýklarýný bildirmiþlerdi. Piling ve arkadaþlarý bunun için yaklaþýk bir saat kadar beklemek durumunda kalmýþlardý. Nihayet iþaret geldi ve yürüyüþe geçtiler. Büyük bir heyecan hakim olmuþtu guruba. Bu heyecan, hem ýdiðer arkadaþlara zarar verici bir erken harekata sebep olur muyuzý gibi önemli bir sorudan, hem de eylemin baskýn niteliðinden dolayýydý. Sýzma harekatý yani.

Yavaþ yavaþ ilerlerken, Harun önlerindeki büyük karartýlarý iþaret ederek;

bunlar mevzi olabilir, dikkatli olalýmý dedi.

Sonra yavaþça yaklaþarak incelediler karartýlarý. Hayýr, bazý kaya parçalarýydý bunlar ve ardlarýnda hiç kimse yoktu.. Fakat bu arada önde yürüyen Harun bazý kuru dal parçalarýna basmýþtý. Çýkan sesle birlikte yukarýdaki mevzilerden iki üç tarama sesi geldi. Sesle birlikte kafiledekiler hemen yere yattýlar. Yukarýdaki nöbetçi;

Hýþt 'Eli, 'Eli.. Osman.. Apocular saldýrýyor.. Kalkýný

diye sýrayla arkadaþlarýný uyandýrýyordu.. Her uyanan þaþkýnlýk ve tedirginlikle soruyordu:

Nerede?. Hani kim, nereden saldýrýyor?

Endiþe tepedeki ittifak güçlerinin her ferdini sarmýþ, adeta esir almýþ gibiydi. Her çalýnýn dibinde bir Apocu vardý artýk. Þaþkýnlýklarý ve endiþeleri tümüyle seslerine aksediyordu. Bir süre sonra fýsýltýlý seslerin çoðalmasýndan tümünün uyandýðý anlaþýldý. Önemli an yaklaþýyordu galiba. Piling ve arkadaþlarý silah ve bombalarýný kontrol ettiler. Her þeyleri en iyi uzanabilecekleri pozisyonlardaydý. Eh, bu durumda biraz beklemelerinde bir mahzur yoktu. Fakat tedirgindi gerillalar.. Tedirgindi karþý taraf.. Hem de panik yaratacak kadar. Baskýný yiyen onlardý ne de olsa. Gerillalar görülmemiþlerdi. Kendileri için çok iyiydi bu! Içiçeydiler artýk. Bunu karþý taraf da hissediyordu.

Gerillalar 45 dakika boyunca süründüler mevzilere doðru. Kaplumbaða hýzýyla. Ilk mevziye üç metre uzaklýktaydýlar artýk. Yüksekliði birbuçuk metre olan bu diðer mevzilerin karþýsýnda altý gerilla ýVý harfi oluþturacak þekilde yer almýþlardý. Bu 45 dakika boyunca nasýl görülmemiþlerdi hayret! Harun'un çýkardýðý o ufak çatýrtýyý his eden karþý taraf nöbetçisi, nasýl oldu da sürünen altý kiþiyi duyamadý? Vay canýna ki vay! Duyduklarý her sesi;

Hayvan sesidirý veya,

Rüzgardýr, rüzgar!ý þeklinde yorumluyorlardý..

Ama yine de karanlýkta çalýnan ýslýk misali arasýra havaya mermi sýkmayý da ihmal etmiyorlardý ittifak güçleri.. Hepsi bu. Uyuyamadýklarýndan olacak bu mermilerle oynamalarý. Iyimserdiler. Çok kötü bir iyimserlik.. Ama büyük bir korku duyduklarý da her hallerinden belli oluyordu. Gerillalar önlerinde yerleþtikleri mevzilerin karþýsýnda beþ dakika kadar sessizce beklediler. Bu sýrada Þêro'nun payýna düþen tepeden büyük bir tarama ve bomba sesleri gelmeye baþladý. O an gelmiþti demek.. Bir anda ve hep birlikte ellerindeki altý bombayý saldýlar mevzilere. üç mevzi birden imha oldu. Dördüncü mevzideki biri ayaða kalkarak onlarý taramaya baþladý. Bu Kürt'tü. Korkmaz, bir þarjör boþalttý bu mevziye ve susturdu. Þimdi artýk vaziyet yeþildi galiba. Saldýrýlabilirdi. Piling;

haydi arkadaþlar, temizlik aný geldi!ý diye nara atarak doðruldu yerinden. Fakat ondan önce Harun ayaða kalkmýþ ve fýrlamýþtý ileriye doðru. Fakat umulan olmadý. Korkunç bir tarraka duyuldu önce. Sonra Harun olduðu yerde kaldý. Bir kaç adým daha attý ve bir çýnar gibi devrildi..

Ayyy! Iýýhh! diye durmadan inliyordu, birçok yerinden yara almýþtý.

Durum kritikti artýk. Piling zor durmdaydý. Arkadaþýný kurtarmalýydý çiçeði burnunda komutan. Bir an düþündü. Eðer arkadaþlarý biraz gerileyip iyi bir koruma saðlarlarsa, o, Harun'a ulaþabilir ve arkadaþýný emniyete alabilirdi. Bunun için Piling:

Arkadaþlar, birer adým geri çekilin ve savunma durumunda kalýn. Ben Hevalê Harun'u çekerken siz de beni koruyuný dedi.

Karþý taraftakiler, yaþadýklarý þokun da etkisiyle etrafa þuursuzca bomba yaðdýrýyorlardý. Bir defada 5-6 tane! Eðer hiç savunma durumuna geçmeden o anda ilerleselerdi diðer arkadaþlarý da, aynen Harun gibi, yaralanabilirlerdi. Piling, arkadaþlarýnýn emre uyacaklarýna emin olduktan sonra iki üç adým ilerledi. Bazý hýþýrtýlar duyup ardýna baktýðýnda ne görsün? Geride sadece Salih'in kalmýþ, gerisi kaybolmuþtu.. O tecrubeli eski arkadaþlarýnýn tümü buhar olmuþtu sanki!. Piling, Salih'a umutsuzca sordu diðerlerini.

Nerede bunlar Salih?

Geri çekildiler. Tepeden aþaðý saldý herkes kendini..

Yalnýzdýlar. Þaþkýndý Piling.. Nasýl olurdu bu? Tüm arkadaþlarý orta yerde býrakmýþtý onlarý. Disiplin falan hak getire!. Panik iþte.. Ne yapacaktý þimdi? Salih'ýn gitmemesi ise belki de þaþkýnlýðýndan.. Belkide çok yüksek bir cesaretten. Vefa mý yoksa? O anda çýkaramadý Piling. Ama Salih orada kalakalmýþtý iþte. O sýký bombardýman sarsmýþtý diðerlerini. Ama komutan yaralý arkadaþýný savaþ meydanýnda býrakmaya niyetli deðildi. Asla býrakmazdý! Borcunu ödeyecekti borcunu! Vadesi gelmiþti nihayet. Istenmeyen vade. Bereket ittifak güçleri durumu bilmiyorlardý. Yani Piling'la Salih'in yalnýz kaldýðýndan haberleri yoktu. Onlar, gerillalarýn kendilerine yeni tuzaklar hazýrlamakla meþgul olduðundan emin, kaçacak bir yol aramaktaydýlar. Iki taraf da geri çekilmekle meþguldu yani.. Bunu anlayan Pýlýng, Salih'e seslendi:

Yavaþ yavaþ bana doðru sürün Heval..

Salih söyleneni yaptý. Kýsa sürede oradaydý. Sonra yaralý Harun'u sýrtladýlar. Piling'ýn borcunu ödemesinin zamaný gelmiþti. Hani yaralandýðýnda kendisini kilometrelerce taþýmýþtý ya bu fedakar ve vefakar arkadaþý, iþte þimdi sýra ondaydý. Arkadaþýný yatar vaziyette sýrtýna çekti. Sürünerek geri çekilmeye baþladýlar. Ama sürekli bir þekilde bomba yaðýyordu etraflarýna. Bu arada bir bomba yuvarlanarak týngýr mýngýr onlara doðru gelmeye baþladý. Azrailin ayak sesleri de buna sen! Al sana bela.. Hemen tam siper yere yattýlar. Yatmalarý ile bombanýn patlamasý bir oldu. Iki üç parçasý Piling'ýn ellerine isabet etti. Bereket fazla zarar vermedi bunlar. Bombalar sürekli bir þekilde gelmeye devam ediyorlardý. Bir, bir daha.. Bir daha. Ama herþeye raðmen Harun'u oradan da çekebildi. Beriki sürekli inliyordu..

Kurtar beni Hevaaalll!

Bu baðýrtý, bu çaresiz ortam Piling'ýn týkanmasýna yol açtý. Artýk o katý gerilla deðildi Piling. Kendisini çaresiz hisseden sade bir insandý Piling. Çaresiz bir insan! Hatýrladýðý en uzak geçmiþten bu yana ilk kez boþaldý gözyaþlarý. ýNehirleþtiý derler ya iþte öylesine.. Taburun bu en iriyarý insanýný, daha henüz tam iyileþmemiþ bacaklarýyla taþýmak çok zordu Piling için. Ama o elinden gelmeyeni denemek, bu arkadaþýný ateþ hattýndan uzaklaþtýrmak kararýndaydý. Salih de elinden geleni yapýyordu, Allah için.. Yine de tecrübesizliði onun tam verimle çalýþmasýný engelliyordu.

Bu arada Türk ve KDP birleþik güçleri, ki 60 kiþiden arta kalanlardý bunlar, gerillalarýn artýk tepeye saldýrmadýklarýný anladýklarý halde, ne olur ne olmaz diye kalan mevzilerini de terk ederek tepeden çekilmiþlerdi. Yani tepe, Inönü savaþlarýnda olduðu gibi, kendiliðinden düþmüþtü. Ama devralan yoktu. Piling, Salih ve taþýdýklarý Harun, artýk tepenin alt taraflarýnda bir yerdeydiler. Dinlenme molasý verdiler orada. Piling moladan istifade ederek Koordinedekilerle iliþki kudu, yardým istedi. Bu arada genel durumu da öðrenmiþti. Ferhat'ýn yöneldiði tepe boþ çýkmýþtý. Þêro'nun gurubunda bir yaralý vardý; Mervan. ýYine mi?ý dedi gayri ihtiyari Piling. Mervan her eylemde yara alýyordu. Hilafsýz dokuz yarasý vardý bu gerillanýn. Bu kez de geleneðini bozmamýþ, yara almýþtý. Dokuz çatýþma, dokuz yara.

Ferhat'ýn yöneldiði tepe boþ çýkýnca gurup Piling'a yardým etmek için onlarýn bulunduðu yere yönelmiþti. Bu arada doktor da yaralýya bakmak için onlara doðru geliyordu. Biraz sonra yetiþti. Harun'u muayene etti. Heyecanla bekleyen Piling'a döndü ve içten gelen bir hüzünle,

yapacak bir þey yok.. Arkadaþ þehit! dedi..

Arkadaþ þehit! Arkadaþ þehit!

Bu söz kafasýnda çýnlayýp duruyordu Piling'ýn.. Bir anda þuurunu kaybetti.. Boþ gözlerle bakýyordu etrafa. Gruptan ayrýldý. Kendi kendine bir þeyler, söylüyor, el kol hareketleri yapýyordu.. Hiç yaþ yoktu gözlerinde. Sonra iki yumruðunu sýktý. Yere çöktü. Göðsünü yumruklamaya baþladý.. Bir ara ellerini havaya kaldýrdý.. Kaskatý kesilmiþ gibiydi. En nihayet dili çözüldü. Baðýrýyordu var gücüyle:

Borcumu ödeyemediiiim! Borcumu ödeyemediiimmmm Hevaall! Ben þimdi ne yapacaðým sensiiizz!

***

Piling'ýn Harun için yazdýðý þiir:

adressiz kurþun

sonbahar rüzgarlarý esiyordu
aðaç yapraklarý rüzgarlarla dökülüyordu
gocuðumda filizlenen çiçeklere ulaþmak ne de zordu
karanlýk çökmüþ ihanetin üstüne
birden göründü adressiz kurþun
gecenin onikisiydi
gocuðumda filizlenen çiçeklere ulaþmak ne de zordu
ne yiðitler gitti adressiz kurþunla
tarihten hesap istediler bu yolla
harun da hedef oldu adressiz kurþuna
uçurumda açan çiçeklerin koparýldýðý vakit
kervana katýldý yiðitlik ünvanýyla
adressiz kurþunun bilinmeyen namlusuyla
ben de þehidim diye baðýran harunlar'ýn topraða verildiði vakit
Ali Riza

1974 yüksekova doðumlu