Yazilarim / Yankilar



M. Sirac Bilgin in açiklamasi:

Aryan Mitolojisi ve bu mitolojinin Med Kolu ile ilgili çalismalarimda bu kez en önemli kaynak kitap niteligindeki Avesta’yi, çesitli Ingilizce kopyalarini karsilastirarak tercüme edecek ve yorumlayarak okuyuculara sunacagim. Kürtler’in uzak atalarinin mitolojik degerlerini aktaran kaynaklardan kismen yasayabileni olan Avesta Külliyati’ni size tercüme ve yorumlari ile birlikte sunmakla; artik ”kolay ulasilir kaynak sikintisi”na da son vermeyi umuyorum.

...

Zerdüstiler’in Kutsal Kitabi Avesta’da yer alan metinlerin gerçek anlami, Batili Bilim Adamlari konuyla yakindan ilgileninceye kadar, bu kitaplari kutsal ilan eden insanlar tarafindan bile bilinmiyordu. Dolayisiyla; rönesans deneyinden geçmis olan bu gibi ülkelerde ”fikri hür” olarak yetismis bilim adamlarinin Avesta’ya ulasmasina bir ”kesif” gözüyle bakmamak büyük bir haksizlik olurdu. Fakat Batili Bilim Adamlari Avesta’yi incelerken yine de -bilgi eksikliginden olsa gerek- Kürtçe’yi hesaba katmamak suretiyle gözardi edilemez bir hata yaptilar. Bu arastirmacilar Iranî Uluslar söz konusu oldugunda hep sadece ”Persler”i söz konusu ettiler. Dil olarak da sadece Persçe’yi incelemeyi yeglediler. Diger Iranî Diller gözardi edildi. Oysa Kürtçe ve bilhassa Kürtçe’nin Zazaki ve Hewramani lehçelerinin hesaba katilmasi, arastirmacilara hem Avesta’nin orijinal cografyasinin tayininde, hem de Peygamber Zarathustra’nin kimliginin belirlenmesinde paha biçilemez bilgiler saglayacakti.

Hermippos yazili Avesta konusunda en açik taniklik yapan Grek yazarlarindan bir baskasidir. Yazar, ”Magular hakkinda” adli bir de kitap yazmistir. Buna göre Zarathustra 2 Milyon dize compoze etmisti. Hermippos bu kitaplari tek tek tetkik ettigini söyler ve herbirinin içerigini de kaydeder (bunlari Pliny’den ögreniyoruz). Grek yazarlari arasinda daha az dikkat çekici benzer baska iddialar da vardir. Arap Tarihçi Abu Cafer Attawari; Zarathustra’nin kitaplarinin 12 bin öküz derisini (Parsömen kâgidini) dolduracak kadar bir büyüklükte oldugunu israrla vurgular. Tradisyonel Zerdüsti kaynaklarinda ise; Kutsal Kitab’in Ahura Mazda tarafindan Peygamber’e indirildigi, onun da bu emaneti Kava Vistaspa’ya verdigi ve bu ilk Zerdüsti kralin da onu Jamaspa vasitasiyla yazili hale getirdigi kaydedilir. Fakat bu kitabin hangi alfabe ile yazildigi ve akibetinin ne oldugu meçhuldur. Pausanius (M.S.180) adli bir Grek seyyahi; ”atese tapan Magular”dan bahsederken, bunlarin kendi mabetlerinde, Grekler tarafindan bilinmeyen bir dilde tanriya ilahiler söylediklerini ve bunlari bir kitaptan okuduklarini kaydeder.

***v

Arap-Islam yazarlarindan bazilari, Zarathustra ve kitabi konusunda çok ciddi sayilabilecek bazi açiklamalarda bulunurken, diger bazilari ise propaganda amaçli haraket ettikleri için, ”arastirma” adi altinda sunduklari ürünleri, basit birer karalama vesikasi niteligindedir. Bu tip arastirmacilar bize fayda saglayacak ciddiyette degildirler. Ama yine de Zarathustra tarafindan yazilmis olan -uyduruk da olsa- ”Avesta” veya ”Asta” adli bir kitaptan bahsederler. Bu da; Bahdiniler’in kutsal kitabinin yazili halde bulunan seklinin bunlar tarafindan da görüldügünü anlatmasi bakimindan önemlidir.

Arap yazarlarindan Masudi (M.S.943), Zeradust’un (Zarathustra’nin) kitabi hakkinda su ilginç notlari düsmüs: Zeradust’un yaptigi ilk kitap Avesta’dir. Farslar bu kitabi anlayamiyorlardi. (Bunun üzerine) Zeradust bu kitap için bir yorum (kitabi) yazdi, onlar (Farslar) buna Zend dediler. O, ayrica bu yorumun da yorumunu yazdi. Farslar buna Pazend dediler. Zeradust’un ölümünden sonra Farslar bu yorumlarin yorumunu ve kitabin genel bir izahatini da kaleme aldilar. Buna ise Yazdah adinin takmislardi. Masudi’nin bahsettigi bu ”Yazdah”, günümüzde varligini sürdüren Avesta’nin üçüncü ”cildi”nde yer alan ”Yastlar”dir. Mesudi bir de Müslümanlar’in ”kâfir” anlaminda kullandigi ”Zendiq” veya ”Zindiq” kelimesinin kökenini de arastirmis. Bu kelime esas olarak Zend’den geliyor. Bilindigi gibi (diyor Masudi) Zend, sadece gökten inenin (yani Avesta’nin) bir yorumundan ibarettir. Farslar, Avesta’ya muhalif olan dini görüsler öne sürenlere Zendiq diyorlardi. Çünkü o, kendi imalati olan ”zend”i, Kutsal Kitab’taki metnin önüne almistir. Bilindigi gibi Zarathustra’nin yasadigi dönemle ilgili olarak da en isabetli bilimsel tahlili yapan da Masudi idi.

Sahrastani (1086-1153), ”kitâb-ul-milal wa na’hal” adli eserinde, dinlerdeki mezhepleri ve tarikatlari inceler. Tabari (M.S.923), Dimisqi (M.S.1327’de ölmüstür), Ibn Fozlan, Ibn al-Athir gibi pekçok Arap yazarlari Zarathustra’yi ”putperest”, ”sahte peygamber” veya ”asta” adini verdigi anlasilmaz bir kitap yazmis olan bir sahtekâr olarak nitelerken, Sahrastani objektiviteden (mümkün oldugu kadar) sapmadan, Magular’in Dinini anlatir. Bu büyük Islam yazari Mugulari da tipki Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar gibi ”Ehl-i Kitab” olarak niteler. Onlari kendi yazdiklari kitaplara inanan Brahmanlar’dan ve Yildiz-tapicilari olan Sabiiler’den ayri bir kefeye koyar. Sahrastani; bu kitabinda Avesta’nin yazili bir sekilde bulundugunu kaydettigi gibi; ”Magu Dini”nin; ruhun baska varliga geçecegine inanan mezhebi; Mazdaklar’dan, Gayo Maratan (Gayomarthiyah) mezhebinden ve Zervanitler’den de bahseder.

Yukarida saptadigimiz görüslerin isiginda, M.S. 650 Yili’ndan Iran’a hakim olan Islamlar’in orada yazili halde bulunan Avesta ile karsilastiklarini anliyoruz.

Zerdüstiler’in en önemli dinsel kitaplarindan biri olan Dinkard’da; Sassaniler döneminde varligini sürdüren Avesta’nin 345.700 kelime içerdigi kaydedilir. Avesta’nin yorumu olan Zend ise 2.094.200 kelimelikti. Arap istilasindan sonra bugün elimizde kalan Avesta’nin sadece 83.000 kelime içerdigini düsünürsek, Zerdüstiler’in bu Kutsal Kitab’inin Arap istilasi sirasinda ugradigi tahribatin boyutunu daha iyi anlariz.

vendidad ve avesta’daki yeri:

Orijinal Avesta’nin Zarathustra’ya 21 Nosk halinde indigine ve Yathâ ahû vairyô diye baslayan kutsal dizelerde yer alan her sözcügün bir Nosk’a anahtarlik ettigine inanilir. Mazda Dini’nin Hak Kitabi, vermek istedigi mesaj itibariyle önce üç büyük bölüme (bangisnu) ayrilmistir. Bu bölümler; gâsânu, dâd ve hâdak-mânsarik’tir. Bunlardan gâsânu, Gathalar demektir. Yani bunlara bir yerde dize denebilirse de, ”gâsânu” yine de dize’den ziyade ”Gathalar” anlamina gelir. Iste Kutsal Kitap eski Avesta’yi olusturan bu 21 Nosk’tan (veya Nask) 7’si yukarida aktardigimiz ayirimda genel Gatha bölümünün içinde (gâsânu’nun içinde) yer alir. Kisaca; 21 Noskdan 7’si Gatha’dir.

Bu Nosklar’in adlari söyledir (parantezin içindeki isimler, Ahuna-vairya’yi olusturan ve nosklarin bir nevi adi niteliginde olan her sözcügünden biridir, ki buna Kutsal Formula denilir): Stud-yast (Vâstârem), Sûdkar (Yathâ), Varstmânsar (Ahû), Bago (Vairyô), Vastag (Mananghô), Hâduxt (Dadat) ve Spend (Angheus)..Nosklarin ikinci grubu 'Dâdlar'dan olusur. Dâd; ”Kanun” anlamina gelir. Bunlar; dünyevi malumat ve dünyevi görevlerdirler (bunlar da ayni sekilde malumat ve görevlerin kendileridirler). Dâdlar, yargiçlar (dâdik’lar) için düzenlenmislerdir. Dâdlar da tipki Gathalar gibi, Kutsal Kitab’in Yedi Nosk’unu içerirler, söyle; Nikâdûm (Xsathremça), Ganabâ-sar-nigad veya Dubasrujd (Ahurâi), Hûspâram (Â), Sakâdum (Yim), Vendidad (Dregubyô), Çitradâd (Syaothnanâm) ve Bakân-yast (Mazdâi). Hâdak-mânsarik, Avesta’daki hadha-mãthra’dan türetilmis olup, ”ilham edilmis sözler” anlamina geliyor. Burada geçen mãthra, Mãthra Spenta diye bilinen Yazata’dir. Daha önce de açikladigimiz gibi bu Yazata, Ahura Mazda’nin Ruhu olarak da biliniyor. Bu gurup Nosklar ilk iki gurup, yani; ruhsal ve dünyevi olanlar (gathalar ve Dâdlar) arasinda kalan (bölgedeki) informasyonu kapsarlar. Su Nosklar’dan olusurlar: Dâmdâd (Athâ), Nâdar (Ratus), Pâgag (Asât), Rado-dâd-aitag (Çhit), Baris (Haçâ), Kaskisrôbô (Vangheus) ve Vistasp-sâstô (Dazdâ)..

Iste bizim konumuz olan Vendidad’in, Dev Avesta kompozisyonunun içindeki yeri budur. Zerdüstiler Vendidad’i, Kutsal Kitab’in bozulmadan muhafaza edilebilmis olan tek nosk’u olarak kabul ederler. Diger bütün nosklar, çesitli düsmanlari tarafindan -en asagisindan- dörtte üç oraninda yok edilmis bulunuyorlar. Ancak eklemeler ve çikarmalarla da olsa Vendidad gerçekten günümüze kadar ulasabilmistir. Fakat gerçekler bize gösteriyor ki; bu dev eserin de bazi kisimlari orijinalinden biraz daha gençtir. Vendidad’in yasinin yine de M.Ö. 500’lü yillarin altina pek inmedigi arastirmacilarin ortak kanisidir. Ama yine de bazi ekstrem yazarlarin onu M.Ö. 120 yilina yerlestirdigini bilelim.

Günümüzdeki yasayan Vendidad, Fargard denilen küçük bölümlerden olusur. Bunlar 22 tanedir. Bu fargardlarin yapisal incelenmesi, bunlarin es zamanli olarak yazilmadigini ve ayni yazar tarafindan kaleme alinmadigini açikça ortaya koyar. Bazi bölümleri o kadar eskidir ki, bu bölümlerin Peygamber’in ölümünün üzerinden en fazla 100 yil geçtikten sonra (veya böyle bir süre içerisinde) sekillendigi kesindir. Fakat elimizde bulunan ana gövdenin büyük bir kismi, çok önemsiz törenlerin ve geleneklerin tarif edildigi bazi ”tuhafliklar”la doludur ki bu bölümleri Peygambere veya onun herhangi bir takipçisine baglamak olanaksizdir. Fakat bir bütün halinde, bazi kisimlari kaybolmasina ragmen Vendidad Zarathustracilar’in, özellikle Zaratustraci rahiplerin asirlarla ifade edilebilecek bir süre içerisinde sekillenen bir yapitidir. Bu yapitin ucu bir yerde Zarathustra’nin kendisine de dayaniyor olabilir. Fakat sonraki dönemlerde, peyderpey eklenen bölüm ve yorumlarla -ki bunlarin çogu biribirleriyle çelisiyorlar- kitap, Med Mitolojisi’ndeki bazi (ilkel) dinsel kurallarin yeraldigi karmasik bir strüktüre kavustu. Kaybolan bölümlerin yerini zamanla direkt olarak Zend denilen yorumlarin almasi, isi daha da karmasiklastirdi.

Vendidad’i eger içerigi bakimindan bölümlendirirsek, üç ayri Vendidad’la karsilasiriz (soyut anlamda). ”Birinci Vendidad”, ilk üç Fargard’dan olusur. içeriklerine bakildiginda Vendidad’in bu Fargardlari’nin gerçekten çok eski olduklari görülür. Bunlar, Aryan ve Med Mitolojileri’nde yer alan efsanevi olgu ve olaylari ele alan bölümlerdir. Bence Vendidad’in asil orijinal Fargardlari, son dört Fargard ile birlikte bunlardir. Bu ”bölüm”ün I. Fargard’inda yer alan ”Ahura Mazda’nin ilk yarattigi 16 ülke”, arastirmacilar tarafindan çok tartisilmistir. Bu bölüm, bilhassa son 20. tarafindan bilhassa Zarathustra’nin -eger deyim yerindeyse- ulusal kimliginin irdelenmesi için kullanilmis, çesitli sonuçlara varilmistir. Bu bakimdan okuyucularin bu bölümü ve sundugum yorumlari çok dikkatle ve elestirici bir gözle okuyacaklarini umuyorum. II. Fargard’da Yima efsanesi tüm yönleriyle ele alinmistir. Israil kaynakli dinlerin (Yahudilik, Hristiyanlik ve Islam’in) Nuh menkibesinin orjinal kaynagi olan Yima efsanesi de çok tartisilmistir. Bu efsanenin Nuh menkibesi ile mukayesesi, efsanenin vermek istedigi mesaj ve bunun isiginda Aryan Mitolojisi’nin dayandigi felsefi temeller arastirmacilari az heyecanlandirmis degildir. Bu bölümün de okuyucu tarafindan dikkatle takip edilecegi kuskusuzdur. Yeryüzünü anlatan ve (yasayan bir varlik olarak) dünyanin hoslandigi ve hoslanmadigi seyler hakkinda tesbitlerin de çok büyük bir önem arzettigi açiktir. Yaradilis ile menkibenin parçalar halinde sunuldugu bu bölümün dikkatle irdelenmesi halinde o zamanin düsünce sistemi ile ilgili ipuçlarini yakalayacagi muhakkaktir. Hele tarimin kudsiyeti ile ilgili bölümler ilginçtir.

Ikinci kisim Vendidad’in temel islevi olarak kabul edilen konulari isler. Yani Vendidad’in IV. Fargard’dan, XVII. Fargard’a kadar olan bölümleri dinsel düzenin kurallarini, bu konuda yapilan törenleri ve ayni çerçeve içinde varolan gelenekleri ele alir. Bazilari okuyucuya çok ters gelebilecek olan bu tür kurallarin 2500 Yil öncesine ait oldugunu unutmadan okursak, onlari anlayacak ve Medya’daki bazi dinsel kurumlari daha iyi anlamis olacagiz.

Vendidad’in üçüncü kisim olarak nitelenen bölümü; karmakarisiktir. Bu bölümde ele alinmis olan en önemli bölümler, tababetle ilgili Fargardlar’dir. Arastirmacilarin önemli bir bölümü, bunlarin Avesta’nin kayip olan tababetle ilgili bölümlerinden arta kalmis gibi görürler. Benim de inancim bu yöndedir. Çünkü Kutsal Kitap, suraya buraya serpistirilmis olan ayetlerinde, Medya’nin zamaninin en iyi sagatim merkezi oldugunun isaretlerini yakalayabiliriz. Bunu siz de göreceksiniz. Simdi, Bahdiniler’in Kutsal Kitabi olan Avesta’nin ilk cildinin tercüme ve yorumuna geçebiliriz.

http://www.bilgin.nu/books/avesta/

Kaynak:

http://toplumvetarih.blogcu.com/989338/