Gultan’ın Gözyaşları..

Gultan, Kürt Halkı’ndan “olur” almış bir vekil..

Gultan bir ana..

Gültan bir eski harp esiri..

Şimdilerin savaşçısı bir kadın..

Partisnin grup toplantısında konuştu... Konuştuuu.. Konuştu ve..

Bendini yıkan bir nehir gibi boşaldı namerdin, alçağın, sırtını yeni Roma İmparatorluğu’na dayamış olan egemenlerin yeni efendisnin tepesine boşaldı..

Gultan, daha dün, tek sermayesi canı olan evlat saydığı Gerilla’yı bağrına bastı, sıcaklığını ona.. onlara aktardı.. Bu evlat sevgisi düşmanı ürkütmenin ötesinde, ölümüne korkuttu. Vekilliğine son verip yeniden harp esiri kılmak için harekete geçti..

Ama O Ses kısılamaz!

O Ses, yüzyılların şekillendirip, her soykırımda gürleşen bir Mazlum’lar Nehri’nin haykırışı olduğu sürece...

O Ses, Şehid’ine bile son saygısı engellen anaların bağrından çıktıkça..

O Ses, Dağdaki direnişçinin, ovadaki savaşçının, şehirdeki tutsağın zafere yürüyüş haykırışı ile birleşmiş, gürül gürül akan bir Nehre dönüşmüşken her kulağa varacak, düşmanı iliklerine kadar batıracak, titretecektir..

Gultan bugün en büyük atağını yaptı..

Sel oldu.. Kürd’ü, Kürt ananın kinini nehirleştirdi..

Okuyamadı Mazlum’un davetkar mektubunu..

Ama...

Ama o daveti, Gültan’ı içlerine sindire sindire dinleyen bütün yurtseverler aldı..

1982’de haykıran Mazlum, 2012’de Gültan’ın şahsında tüm bağrıyanıkları birlik olmaya davet ediyordu.

Evinden, tarlasından, 12 metre karelik “lüks odası” ile zidandan, işkence için sıra bekleyen taze esirden tutun da

Elindeki “organik taş”ı ile direnen çocuğa ve çilekeş kadına kadar herkese idi bu davet..

Öte yandan..

Sanmayın bu yaşların çaresizlikten aktığına..

Bu yaşlar, vücut dilinden okuduğum kadarı ile faşizme kusulmuş bir kin selinin belirtileri idi..

Ankara’da, suyun başını tutmuş olan pislikler, sadece zulüm imal etmiyorlar.. Onlar dikkatle yürütülmekte olan bir psikolojik savaşın (PS) eşliğinde saldırıyorlar mazlumlara..

PS deyip geçmeyin... Bu sayede bazı savaşlar bir tek kurşun dahi kullanılmadan kazanılıyorsa varın siz hesaplayın yaratılan etkiyi..

Bence en aşağısından 200 öncü bu savaşın metodları çok iyi bilmeli.. Bu konuyu öğretmek amacıyla mümkün mertebe iyi yetişmiş uzmanların ders vereceği okullar açılmalıdır.

Düşünün; Türk Devleti uzun bir süreden beridir sağdan soldan toparladığı döküntü “Kürt”lerin de içinde yer aldığı bazı kümeler yaratıyor.. Neden? Çünkü bu kümeler PS’nin esaslı unsuru olarak kitleye takdim ediliyor ve artık bitiyorlar havası yaratıyorlar.. Bunun adını ise “dökülme” koymuşlar..

Türk Devleti savaşı kızıştırmak suretiyle bir ikinci PS cephesi yaratıyor. Kürt organize muhalefeti olan PKK, BDP ve hareketin başı olan Sayın Öcalan ile ne görüşüyor, ne de kimseyi görüştürüyor. Bu ikinci ayaktır..

Bir diğer yönü ile Türk Devleti, ki bu devlet faşist yapılanmasını tamamlamak üzeredir, sırtını sağlam bir şekilde ABD’ye dayamış durumda. Bilindiği gibi Washington tek başına Türk Yönetimi’ne istediğinin ötesinde fayda sağlayacak durumdadır.. Şu günlerde, gizlemeye çalışsalar da Obama ve Erdoğan müşterek bir operasyon planlamış gibi görünüyor. Emareler çok kuvvetli.. Seçimden sonra bunu yürürlüğe soktuklarını görmek sürpriz olmayacak.. Ama şartlar ve Kürtler’in devrimci duruşu bir zafer kazanmalarını imkansız hale getirmektedir. Bu da bir gerçektir. Kısaca Kürdistan Dağları ile Pakistan ve Afganistan’ın benzer tarafları yoktur. Bilmem anlatabildim mi?

Türk Devleti’nin son savaşlarda kayıplarını gizlediği ortada. Bu durumu Kürt TV’leri deşifre ediyor. Ama bu durum kitlelere daha fazla anlatılmalı. İşte burada PS metodları daha bilinçli bir şekilde devreye sokulmalı. Kitle arasında söylenti çıkarmak, dedikodu furyası yaratmak, kitle önderleri devreye gibi metodlar devreye sokulabilir. Bunlar dozunda ama abartılı olarak devreye sokulmalı.

Erdoğan elinde tuttuğu yargı ve yasama organlarını devreye sokarak her türklü mel’anete başvuruyor. Şimdi planlaadı şey seçim hilelerine başvurmak suretiyle yeni yaraatılan belediye yapıları ile mevcut BDP’li belediyelerin önemli bir kısmını yutmaktır.

Yine yeni bir seçim kanunu çıkararak Kürdistan’daki yabancıların (askerlerin) oylarını kullanarak pek çok stratejik merkezi ele geçirmektir.. Şemzinan, Çelê, Çolêmerg, Beyşebap bunlardan bazılarıdır. Hatta Şırnaq Cizîr, Sîlopî de bunlara katılabilir.

Bu durum, savaşın sertleşmesini birlikte getirmeli.. Siyasi korucular herkesin hedefi haline gelecektir. Burada kesiyorum..

Ancak sıkı ve bilinçli bir PS eğitiminin zorunlu olduğunda ısrarlıyım..

Gultan bana bunları hatırlattı..

2012-10-16

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz