Düşük yoğunlukludan topyekun saldırıya..

Savaşı beklerken tahlil hastalığının gölgesinde kalem oynatamayız, tuşlara sorunsuzca basamayız. Alçaklar gelirken ukalalık yapılmaz. Topyekun savaşa karşı topyekun direnişin içinde oluruz. Bu hep böyle olmuştur, yine böyle olacaktır. 1992-93.. 1997’deki topyekun saldırılar.. 24 generalli Murat Savaşı.. 1998 Komplosu.. Zap’ta düşmana atılan dayak.. “Güneş operasyonu” karanlığı.. Unutulmadı.. Gerilla ve Halkımız elele vermiş, yeni bir destan yazmaya hazır bir şekilde beklemektedir..

Türk Devleti 2010 yılının sonundan beri bütün gücü ile Kürt Halkı’nı “nihai” bir yenilgiye uğratmanın hazırlıklarını yürütüyor. Bu bakından 2011 yılının başından beri bu savaş makinasının hareketlerini, moralini ve Türk Diplomasisi’ni daha dikkatli bir şekilde izledik, yapılanları okumaya çalıştık. Türkler’in 2011 yılı sona ermeden genel bir saldırı düzenleyeceği konusunda halkımızın öncü güçlerine ciddi uyarılarda bulunduk. Türk Devleti’ni yöneten faşist Erdoğan takımının sahtekarlıklarını yüzüne vurduk.

Biz Türk Devleti’nin attığı her adımı bir savaş taktiği olarak değerlendiriyoruz. Başbakanları Arap Devletleri’nde hava atar, İsrail’e çatar, dünyaya kafa tutar gibi pozlar takınır. NATO’nun uşaklığını yaapmakta bir sakınca görmez. Hepsi açık seçik Kürdistan’da verilmesi düşünülen “nihai” savaşın zeminini sağlam tutmak için uygulamaya konulan birer taktiktir. Biz bu manevraları biliyor ve devamını bekliyoruz.

Türk Devleti uzun bir süredir askeri ve diplomatik alanda hazırlıklarını (neredeyse) tamamlamıştır ve nihai bir saldırı için son rotuşları yapmakta, gücünü sınamadan önce, askerlerinin özel timlerinin öoralını yüksek tutmak için elinden geleni yapmaktadır.. Yarın uyandığımızda şaha kalkmış bir propaganda ordusunun eşliğinde yeniden ülkemize bomba yağdırdıklarını duyarsak hiç şaşmayız. Diyeceğimiz şudur: Düşmandır, yapar! Ama geleceği varsa göreceği de olacaktır.

Şu yıkılası dünyada hep yalnızdık.. 1961’de yalnız, 1976’da yalnız, 1984’te yine yalnız.. Şikayet yok! Yalnızlığımızda yarattığımız şerefli direnişler, dünya kurtuluş mücadelelerine örnektir. Bunda tereddüt yok. Bu direniş geleneği, bazı halkalardaki zayıflamalara rağmen, kurtuluşa kadar sürecektir. Bilinsin! Yalnızlığımız onurlu bir duruşun eseridir.. Hiç bir süper veya yöresel güç Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları’nı, yani gerillayı kullanamaz, yönlendiremez.

Türk Devleti’ni yönetenler şimdiye kadar hep Emin Oktay’ın “tarih” kitabındaki ninnilerle büyümüş, talan kültürüne dayalı bir kişilik kazanarak bu günlere gelmişlerdir. Yönetimi ele geçirdiklerinde “benim dönemimde Türklük bilincini yükselttik, ülkeyi genişlettik” diyebilmek için sorun üzerine sorun yaratırlar. Asimile olmuşu böyledir, devşirmesi, Türkmen’i hepsi böyle.

Türk Yetkilileri demeç üstüne demeç veriyor, ortalığı yakıp yıkacaklarını söylüyorlar. Bu arada üstü kapalı bir şekilde Güney Yönetimi’ni tehdit etmekten geri durmuyorlar. Bütün git-gellerinden bu yarı özgür parçaya şantajda bulunduklarını okuyabiliyoruz. Çok alçakça bir yöntem uygulayarak Güney Yönetimi’ni köy boşaltma mecburiyetinde bırakıyorlar. Bunu yaparken konjunkturel fırsatı en iyi değerlendirmeye çalışmaları tabiidir.

Kuzey’de ise bütün yaptıkları olumsuzlukları gerillaya mal etmek için basın-yayın organlarını sonuna kadar kullanıyorlar. Öte yandan siyasi ve silahlı caşları kullandıklarını görmemek mümkün değil. Metiner gibi omurgasız siyasiler, şuna buna yamanmış eski yıldızlar da cabası.

Kürtler arasında ABD’ci bir grubun oluştuğu artık açıktır. Bunların elektronik medyaları bazı eller tarafından finanse ediliyor, kendileri de Türk Devleti’nin siyasi ve ekonomik başkentlerine serbestçe gidiyor, TV’lerde boy gösteriyorlar.. İşte bu unsurlar yaşadığımız şu kritik günlerde, NATO üyesi TC’yi, atayurdunu savunan gerillaya ve komuta eden güce tercih ediyor, halk arasında ve savaşçılarda moral çöküntü gedikleri açmaya çalışıyorlar..

Çabalar beyhudedir!

Üç-buçuk siyasi ve askeri caşın çabaları halkımızı yıldıramaz..

Türk Devleti’nin tüm rehin alma çabalarına rağmen direniş çökeceğine gürleşiyor!

Tehditler, şantajlar, rüşvetler veya fiili yok etmeler yıldırmıyor insanlarımızı..

Direniş Hayattır! Berxwedan jiyane!

Bu bir oyun değil..

Bir halkın ölümle dansıdır yaşananlar!

Dimdik ayaktayız ve bekliyoruz diyor Kürt Halkı!

2011-09-15

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz












Gelecekleri varsa Görecekleri de vardır

pusu

2011-09-16 23:52 - İnsanın doğasındadır;gezmek görmek ve gördüklerini anlatmak ve bazılarıda gördüklerini: yaptıklarını yazar.Tabiki yazmak en iyisidir gelecekteki nesil okur faydalanır dersler çıkarır. Bazı zamanlarda gezmek görmek mecburiyeten olur.Yenilen güreşçi güreşe doymaz misali t.c.de GERİLLA karşısında özellikle yenilgi aldığı alanları habire akılsızlık mecburiyetinde ziyaret eder şamar üstüne tokadı yer kuzu gibi olur inine döner.t.c. nin bu kötü alışkanlığı yaşamın diger alanlarında da belirgindir.Yüksek faizle borçlanma işkencelerden dolayı insan hakları mahkemelerinde ağır para cezaları ödemek gibi.sık sık çıkarılan af gibi.t.c. nin yaşam tarzı devleten ziyade can çıkar huy çıkmaz misali gibidir.tek kişiliktir.tek milet.tek bayrak.tek devlet mantığıdır.Kesinlikle halk ve toplumla alakası olmıyan yabani ya saldırır ya kaçar dır. GERİLLA mız her seferinde olduğu gibi bu defada yabani saldırganları kaçırtacaktır.görmesi gereken dersi vererek inlerine geri gönderecektir.Bundan kesinlikle eminiz.Bu defaki verilecek olan ders galiba nihai olacaktır.Artık osmanlı kırıntısı t.c. nin mecali tükenecektir.Tıpkı viyana kuşatmasında olduğu gibi olacaktır.Bilindigi gibi viyanada yenigi alan osmanlı ondan sonra batı ya doğru olan işgallerden korkmuştu ve üstüne üstlük azar azar dırhem dırhem de olsa geri çekilmeye başlamıştı.kaça kaça anadoluya sıkıştı.ve osmanlının dağılmasıyla sonuçlandı.Kandilden t.c.işgalcilerine verilecek olan bu seferki ders!!!! viyanada verilen ders ayarında olacaktır.ve tarih bunu böyle yazacaktır.