1925 Şehitleri’nin vuslatı.. Zilan’ın düğünü ve Ergenekon

1925 Şehitleri’nin vuslatı.. Zilan’ın düğünü ve Ergenekon

1925, 1924’ü saymazsak, Kemal Paşa döneminde yaşanan en büyük, en planlı Kürt Katliamı’nın yaşandığı yıldır. Türk Meclisi’nin kuruluşuna kadar Kürtler’e verdiği hiç bir sözü tutmayan Kemal Paşa, ulusal devlet veya üniter devlet kurma yolunda tek engel olarak Kürtler’in kaldığını zaten biliyordu. Çerkezler’in, Lazlar’ın ve Gürcüler’in bağımsızlık arzularının, Çerkez Ethem misali’nde olduğu gibi, yer yer kendi yurttaşları tarafından kırıldığı bir coğrafya’nın tümünü türkleştirmek artık oldukça kolaydı.

1925 planlı katliamı en basit şekli ile bu ortamda planlanıp yürürlüğe sokulmuştu. Uzatmadan, kaydedelim; katliam planı zorlu bir direnişe, feodal iç ihanete rağmen yürürlüğe kondu ve başarıldı. Böylece, Bitlis’te Xalit Beg ve arkadaşları, Amed’de Seyyid Abdulqadir ve arkadaşları ile Şêx Se’id ve arkadaşları ve Xarpêt’te geniş bir halk kesimi için darağaçları kuruldu.. Tek istekleri özgürlük olan insanlar buralarda can verdi. Köyler ve Ziktê’de olduğu gibi, insanlar yakıldı.. 10.000 Kürt İnsanı inandıkları Allahları’na kavuştular.. Vuslat’a erdiler..

Bu katliam’dan 71 yıl sonra dünya, Malatyalı, Kürdistanlı Zilan’ın düğününe şaahit oldu. Bu bir başka vuslattı. 1996’yı hatırlayanlar Türkler’in o sırada ne kadar büyük bir bayrak asma yarışına girdiğine şahittirler. Zilan bu hastalığa ilaç olurcasına bombalaştı ve üstlerine patladı! Onun amacı can almak değildi.. Can almaya gelenlere kaarşı en büyük silahı olan canını ortaya koydu. Zilan’ın ki bir düğündü.. Türk Egemenleri’nin ki ise ölüme gönderdikleri halk çocuklarının yaşadıkları sona timsah gözyaşları dökmekti. Zilan, Kürdistan toprakları ile evlendiği gün, insan sevgisi olanlara verdiği mesajla “hayatı, uğrunda ölünecek kadar seven”lere hitap etmişti.. Zilan’ın hayatı sevme tarzı, Zilan’ın eylemi ile toprağa düşen ve oraya düşmanca emellerle gönderilen delikanlıların başına gelenlerle çelişmez. “Hayatı sevenler can almamalı” diyorsanız, cevabım hazırdır: Zilan aslında ilhakçıya, katliamcıya, inkarcıya gücünün üstünde bir cevap vermişti. O, Anadolu çocuklarına olan sevgisini hep göstermişti.. O, hep “Evinize gidin”, “burası bizim yurdumuzdur”, “egemenlerin emellerine alet olmayın” diye haykırmıştı. Ama cevap alamadı. Böylece düğüne giden yola girdi.

Zilan hayatı seviyor. Uzaklardan gelen, onu veya halkını köleleştirmek için koşanlara bedeni ile siper olmanın onurunu yaşayarak vatan toprakları ile evlendi.. Büyüklük budur..
Ergenekon’a gelince..

Türk Hükümeti’nin Başı Erdoğan, PKK-Ergenekon ilişkisi varmış gibi bir sanı uyandıran konuşması ile benim aşağıya aldığım 2010.01.16 tarihli yaazımdaki sapmaları doğrulamış durumdadır. Şöyle yazmıştım:

Çok emin bir kaynaktan aldığım aldığm net bir bilgi, aşağılayıcı bir uslupla sahneye konulmaya hazırlanılan bir komployu açıkça ortaya koyuyor. Bu kaynak, önemli bir Avrupa Devleti’nin bir yetkilisinden edindiği bilgiyi sunuyor. Avrupalı devletin bu yetkilisi; “önümüzdeki yaz aylarında Kürdistan’ı çok sıkıntılı günler bekliyecektir. Bunun sebebi, Türk Hükümeti’nin hazırlamakta olduğu fabrikasyon bir davadır. Kısacası, Türk Devleti, Sayın Öcalan hakkında ‘Ergenekon’a bağlayacağı bir dava açmaya hazırlanıyor. Bu dava öyle basit bir dava olmayacak, Kürt Direnişi’ni moral kırıklığına itecek bir senaryo ile sahneye konulacaktır. Kısacası Abdullah Öcalan aleyhine açılmış gibi görünecek olan bu dava aslında tüm Kürdistan’ı etkileyecektir.”

Fakat iş bununla da bitmiyor. Beşar Esad denilen kişilik Suriye Arap Cumhuriyeti’nin ilhak ettiği 5 ilde yaptığı gece baskınları ile 400 kişiyi derdest etti. Şimdi de oralarda yaşayan Kürtler’i mallarına el koymakla tehdit ediyor..

Öte yandan Türk Devleti, Suriye’den başka İran ve Irak Arap Yönetimi ile de yeni bir çember harekatı tezgahlamaya, bu tezgaha Kürt Yönetimi’ni de katmaya çalışıyor.. EĞER MEVCUT KÜRT YÖNETİMİ BU TEZGAHTA YER ALMAZSA KUZEY’DE DARBE YAPMAYA BİLE HAZIRLANIYOR.. Bunu dikkate alsınlar!

Ama hiç kimse unutmasın.. İttifaklar, modern silahlar, teknoloji bir savaşı etkileyebilir. Fakat esas olarak kurtuluş savaşlarını iman sahibi kişiler yürütür.

-Devrimci insan davasına inanan insandır..

-Devrimci insan ne yaptığını bilen insandır..

-Devrimci insan tuzakları boşa çıkaran, yürüyüşünü düşmanın niyetine göre ayarlayabilen insandır..

-Devrimci insan halkı değil onları kullanan feodal korucubaşlarını, İstanbul’da göbek büyüten haramzadeleri, münafıkları hedef alır..

Bu böyle bilinsin!

2010-07-01

Aşavan Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz












...

kendal

2010-07-24 14:14 - sayın sirac bilgin bunların komplolarını yeterince deşifre eden siz ve sizin gibi mamostemiz çok şükür. elbet bunuda boşa çıkaracağız.kürt halkı müsterih olsun