Vakit çok geç olmadan..

Türk Devleti; basını, TV’leri, lider demeçleri, sineması ve diplomasisi ile Kürt Halkı’na karşı tam bir seferberlik halindedir. Bugün, Hükümetleri’nin Başı Erdoğan bütün haşmeti ile, üstüne basa basa “Tek Vatan” dedi, Kürtler bir halk olarak kabul edilemez anlamında “bölgesel milliyetçilik kabul edilemez” dedi ve “PKK asla ‘benim’ Kürt Vatandaşımı temsil edemez” dedi..

İşte Tam bu sırada “eski bir hatanın tekrarı” olarak gördüğüm üç kafilenin Tük Devleti’ne yollanması KNK tarafından karara bağlandı.. Şimdi ilk kafilenin Mahmur’dan çıkarak Pazartesi günü sınıra varması bekleniyor. Bu kafiledekileri eğer biraz ciddiye alırlarsa sadece Tüm Mahmur Kampı’nın boşaltılarak sonu belirsiz bir geri dönüş yoluna girmeleri kendilerinden istenecektir. Başka hiç bir şeyin ciddi bir şekilde konuşulmasını beklemek, Düşman’ı hala tanımamakla eştir. Böylece bu Mahmur Kampı gönüllüleri açıkça fonksiyonsuz olacaklar, hiç bir şekilde ciddiye alınmayacaklardır. Diğerlerini ise daha büyük bir hüsran bekliyor..

O halde neden gönderiliyor bu insanlar?

Neyi hal edecek bu yeni “kurban kafileleri”?

Düşünün, Avrupa’dan gönderilecek olanlar kimlerden oluşabibilir? Tabii ki her şeye her zaman hazır olan Kürtler. Fazla açık yazamıyorum, ama düşünün bu gidenlerin Avrupa alanında yaratacakları boşluğu. Çalışan, kısıtlanmış bir alan haline gelse de büyük bir fedaklıkla diplomasi yürüten bu insanların yerini daha “az inançlı” insanlar doldurabilir mi? Mümkün gibi görünmüyor.. Üstelik ENİNDE SONUNDA tutuklanma veya suikast tehlikesi de cabası..

Türk Başbakanı PKK kafileleri ile görüşmek istese bile, muhalefetin, özellile MHP’nin şiddetli karşı duruşunu kıramaz. CHP zaten kendisini daha şimdiden “Samsun’a çıkmış” gibi hissediyor, bilhassa MHP, “açılım süreci”nde sürdürdüğü sertlik politikası ile AKP’nin tabanını kemirme yoluna girmiş bulunuyor. Bir çok ırkçı sivil kuruluşun duruşu da bu yönde.

Ben, özellikle dağlardan gelecek olan insanların hapse girmemek gibi bir lükslerinin olmayacağına inanıyorum. Bu en değerli insanlarımızı “terörist ve PKK üyeliği” ile suçlayarak zindana tıkacakları malumdur. Aksi bir durumda Türk Devleti tam bir kargaşa yaşayacak ve işin çivisi kökten çıkacaktır. Bunu Erdoğan ve kurmayları da biliyor.

O halde kim TBMM’ye ulaşabilecek ve gruplar ile üyelerle görüşebilecek? Baştan beri akamete uğrayacak olan bir karardır bu. Değerli insanların “tasfiyesine” yol açacak bu kararı düzeltme yoluna gidilmesini bekliyoruz. Geç olmadan..

2009-10-17

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz