Türkler’in sessiz saldırganlığı…

Şu son günlerde oynanan komedi, Türk saldırganlığının vardığı bilimsel psikolojik savaş taktiklerinin seviyesi itibarı ile ne kadar ileri bir saldırı, ama sessiz saldırı düzeyine erdiklerini gösterir. Amiyane tabiri ile ”insanlara yedire yedire” amaçları doğrultusunda yürüyorlar. Bu yürüyüş ABD ve Obama’dan bağımsız düşünülemez.

Obama, askerlerini bir an evvel Irak’tan çekerek;

-Müslüman devletler dediği Araplar ile arayı düzeltmeyi,

-Türk Devleti’ne hareket serbestliği yaratarak kirli işlerini bu kirliler topluluğuna ihale etmeyi,

-Ortadoğu’nun “sevilmeyen” direnişçi halkı olan Kürtler’i orta yerde bırakmayı,

-Türkler’in Kürdistan’ın Güneyi’ne Bağdad onaylı bir sefer düzenlemesine fırsat vererek “Kürt Meselesi” denilen Ortadoğu’daki “çıbanbaşı”nı bir defada ve ebediyen ortadan kaldır(t)mayı amaçlıyor.. Şimdiye kadar Türkler’e verdiği ihale dışında hiçbir konuda başarılı olmayan, tarihte en hızla popularite kaybeden bu lafazan adam, asıl olarak Kürtler’in başını yakmaya çalışacak gibi görünüyor.. Kürtler’i Tamiller gibi ezdirebileceğini sanıyor.. Ama yanılıyor..

İşte Türkler’in taktik verdiği bir mücadelede, neredeyse haftalık görüşmerlerle raporlar alıp yeni destekler veren Obama’nın yol açtığı tahribatı anlamak için olayı anlamak, birebir tedbir almak bakımından önemlidir. Şimdi olayı daha iyi anlamaya çalışalım:

Bu yeni psikolojik saldırıda Türk Devleti beş koldan harekete geçmiş bulunuyor.

1) Gerilla üzerinde yoğun bir baskı uygulayarak sözde kıpırdayamaz hale getirmektir. Böylece Gerilla “eşkiya, terörist” sınıfına sokularak halkı koruyan temiz niyetli bir ordu imajı geliştiriliyor. Bu imaj yerli yerine oturtulduktan sonra savunma gücü yok edilecek olan Kitlelere yoğun bir “birlik” mesajları bombardımanları uygulanacaktır. Bu mesajlar şöyledir:

-“İstiklal Harbini birlikte verdik”

-“Etle tırnak gibi ayrılmaz bir haldeyiz”

-“Kız alıp verdik” (herifler sanki kadın borsası kurmuş gibi konuşuyorlar)..

-“Şimdi artık ileriye bakma zamanıdır”

-“Tek ülke (!), Tek millet (!), tek bayrak (!), tek devlet”

Bütün bunlar bugün bile yoğun bir şekilde haykırılıyor. Hele gerilla konusundaki tasarıları tutarsa kitlelerin kulağına daha da yüksek bir sesle ulaştırılacaktır.. Tıpkı yeni bir anayasa gibi.

2) DTP gibi en büyük bir kitlesel Kürt Siyasi olan kurumun tepesi her an bombardıman altında tutulacak, parti önderlerinin sürekli savunma halinde kalması için ellerinden gelen yapılacaktır. Son “mahkemeler” ve mahkeme denilen bu engizisyon kurumlarından çıkan zorla mahkemeye getirme kararlarının ilgili “heyet”in kendi takdiri ile geliştiğine inanmak saflıktır. Obama’nın çırağı olan Erdoğan’ın hemen ortaya atılıp, gerekli düzenlemeler yaparak Kürt Vekiller’in zorla götürülmelerine engel olacağını beyan etmesi de bir “iyi polis” oyunudur. Engel olmayacak mı? Bunu kast etmiyorum. Engel olacaktır. Ben olayı bir senaryo olarak görüyorum. Bu da DTP Liderleri’nin başında demoklesin kılıcı gibi sallandırılacaktır. Böylece siyasi açıdan Kürd’ü temsil edecek organize bir gücü baskı altına alarak savunma halinde bırakacaklar (veya onlar öyle düşünüyor).

3) Üçüncü hedefleri itibariyle, DTP’nin aktif kitlesini hapishanelere sokarak, gözaltılarda işkence ederek, gece baskınları ile tedirgin etmeye çalışarak saf dışı bırakmaya çalışıyorlar. Burada amaç sokaklardaki Kürt etkinliğini asgariye indirmek veya yok etmektir. Son zamanlarda yapılanlara bakıldığında hapishanelerin Kürt çocukları ile doldurulması, DTP’nin gençlik, kadın ve barışçı diğer komitelerine uygulanan baskıyı açıkça görürüz.

4) Dördüncü hedeflerine, sadece Kürt oldukları için havuç-kamçı metodu ile yıldırılmaya çalışılan kitleleri oturtmuşlar. Bu kitlelere geniş ölçüde dokunulmuyor, ama zaman zaman zalimlerin dişlerini açıkça gösterdiklerini de görüyoruz.. En son Licê’de havan topu ile bir kız çocuğunun öldürülmesi bu keyfiliğe örnektir. Türk Askeri’ne bakılırsa “olayla bir ilgileri yok”.. olsa olsa “teröristler”in top atışı ile ölmüş olacaktır. Şimdi bir heyetleri bu olayı araştırarak “nasıl gerillayı sorumlu tutarız” hesabı içindedirler. Benzer bir olay Çolig’e bağlı Pul köyünde geçen aylarda yaşanmıştı. Çirrêxirab (Suveren) askeri üssünden fırlatılan bir roket, kuş uçuşu 1-1.5 Km uzaklıktaki hedefi, yani bir öküzü vurdu ve yok etti.. Hiç bir soruşturma yok..

5) Beşinci hedefleri “Türk Kürd’ü” olan bazı kan emicileri harekete geçirerek, kitlelerin kafalarında öncü Kürt partileri hakkında kuşkular yaratmaktır. Bu Türk Kürtleri ayrıca komiteler halinde çalışarak Avrupa’da, Türk nüfus çoğunluklu alanlarda ve Kürdistan’da bazı önemli görükleri şahsiyetlere, MİT’in tabiri ile, çengel takmaya çalışıyorlar.

Kürt siyasi önderleri bu noktaları teker teker irdelemeli, doğru buldukları takdirde karşı tedbir için gerek uyarıları yapmalıdırlar.

Şunu da açıkça beyan edeyim: Kürt Milleti tarihinin bu en karanlık badiresini de en kısa sürede aşacaktır. Bundan kuşku yok. İnanıyorum ve Türk olmadığım, Kürt olduğum için gururluyum.

2009-10-02

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz