Net Kurd’un TRT 6 bayramı kutlu (!) olsun-II
Net Kurd’un TRT 6 bayramı kutlu (!) olsun-II
Türk Devleti bir sahtekarlık daha sergileyerek bazı üniversitelerinde hiç bir hazırlık yapmadan “seçime tabi ders” olarak Kürtçe öğretim başlatma kararı da almıştır. Oysa bu, göz boyamaktan başka ne olabilir ki? “Dostlar pazarda görsün” misali bir davranıştır bu. Söz konusu davranışları ile AB’yi “reform sürecini devam ettiriyoruz” sanısını uyandırarak kendi kafalarınca uyutmak, Kürtler’in xêrnexwaz kesimini ise argüman sahibi kılmak için bir tas çorba uzatmış uzatmış bulunuyorlar.
Fakat AB’yi kandırmak elbette mümkün değil. Bu kadar sahtekar, geri zekalı bir kitleye kapılarını açmak söz konusu bile edilemezdi. Türkler’in AB’ye girmesini savunan Kürt Dostu Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner bile Ankara’nın şantajlarından bêzar oldu, çılgına döndü. Ama Türkler’in umurunda mı? Yanına ABD’yi aldıktan sonra Kürtler’in Kuzey’deki askeri ve sivil direnişlerini kırmak işten bile değil. Tabii ki kendi kanılarınca. Aç Ermeniler’e kapıyı, yolla Afganistan’a askerini, al sana altın tepsi üstünde Kürtler’in kellesini.. Hesap bu. Son zamanlarda “emir ve komuta zinciri içerisinde, emirle” yürütülen ABD ve özellikle Obama yanlısı yayın ve yorumlar, bakar görmezleri bile uyaracak cinste iken, Kuzey Kürtleri’nin sekreter ve lider eskileri daha da büyüyen bir coşku ile Türk Devleti’ni yönetenlerin bacak aralarında boncuk arıyorlar.. Ne büyük bir siyasi zavallılık! Hayır! Hayır! Hiç tereddütsüz söylüyorum, bu siyasi zavallılık falan değildir. Bu açıkça satılmışlıktır..
Şu anda bütün satılmışlara, işbirlikçilere, neo-işbirlikçilere verilen görev panik yaymaktır. DTP’nin tarihimizde yaşadığımız en büyük seçim zaferini karalamaya çalışanlar bunlardır. “Bilim adına” İsmail Beşikçi’nin yaptığı tahlili ben kasdi bir hata olarak kabul etmiyorum. Ama elma ile armutu toplayıp sonuç çıkarmasını da es geçemiyorum. Sayın Beşikçi; “Neden İsrail partileri Gazze Şeridi’nde ve Batı Şer’iya’da bir tek oy alamıyorlar” diye soruyor.. Ben şimdi bunun nereseni düzelteyim? Bir kere bilmiyorsa bir sorsun, acaba İsrail Partileri adı geçen yerlerde seçimlere giriyorlar mı? İkinci olarak, Batı Şer’iya ve Gazze Şeridi işgal statüsünde tutuluyor, orada beşyüz yılı bulan yarı veya sonradan tam ilhak söz konusu mu? Kürdistan İdris-i Bidlisi’nin öncülüğünde yarı bağımsız beylikler halinde Osmanlı Mülkü’ne katılmamış mıydı? Bu yarı-bağımsızlık 1600’lü yılların sonuna kadar sürmüş, daha sonra ilhak statüsüne geçilmişti.. Bunu bilmeyecek ne var? Üçüncüsü, Kürtleri destekleyen kaç davlet vardır? Karşı olanları şöyle bir üstünkörü sayalım. Kuzey itibarı ile; ABD, AB, Türk Devleti, İran, Suriye ve Irak merkezi hükümeti... Güney itibarı ile; yarı yarıya ABD ve çevre devletlerin tümü.. Dördüncüsü; İsrail Yahudi’dir.. Filistinliler ise Peygamber Hz Muhammed devrinden beri İsrailoğulları’na karşı olan İslam Dini’ne mensuptur.. Daha sayalım mı? Bilim nesneldir, verileri doğru yorumlamayı gerektirir. Kısacası hiç kimse gölge yapmasın.. Geçmişi ne olursa olsun bu kritik dönüm noktasında kimse bize akıl vermeye kalkmasın!
Diğer bazıları da “neden daha fazla yerlerde belediyeler alınmadı?” diye sormayı büyük yurtsever duygu sanıyorlar. Bu kişilikler hayatları boyunca TDP çizgisindeki partileri yerden yere vurmamışlar mıydı? Bu seçime bir tek coşkulu katkıları oldu mu? Hayır! O zaman dilek ağacına bağladıkları çaputları sonuç verdi.. Sevinsinler. Yok eğer gerçekten üzüldükleri için bunları yazıyorlarsa, büyük bir çoğunlukları Kürdistan’ın Kuzeyi’ne gidebilirler.. Ankara ve İstanbul’dan Erzurum’a, Erzincan’a, Malatya’ya, Xarpêt’e, Kars’a, Maraş’a anında gidebilirler.. Hatta Düşman’ın hilleleri ile kılpayı kaybedilen Çolig’e, Muş’a ve Agirî’ye yerleşip çalışabilirlerdi. Fakat hayır! İstekleri bu değil elbette. Amaç, canını dişine takarak çalışanları karalamak, her biri bir şehit adayı olan parti üye ve sempatizanlarının moralını bozmak olunca o zaman işler değişir. Karşı tarafın psikolojik savaş elemanı olarak çalışmak daha fazla kolaylarına gider. Üstelik bir de TRT-6’nın o sihirli ekranında boy vermek de cabası...
Oysa herkes üstüne düşeni yaparsa, Düşman’ın oyunlarını bozanlar çoğalırsa veya kararlılıkla hareket ederlerse panik yaratan propaganda atakları boşa çıkarılır. Düşman’a karşı başı dik bir duruş, ulusal onurumuzun, haysiyetimizin, kişiliğimizin ve gururumuzun gereğidir. Başı dik olmak, elbette dikbaşlı olmak anlamına gelmez. Politikanın bir alış-veriş olduğunu unutan liderler elbette hüsran yaratıcı bir rol oynayabilirler. Burada önemli bir hususun altını çizmek gerekir, şöyle: Kritik tarihi dönemlerde liderler sürekli uyarılmalı, ama kitleler birliği bozucu ayrılıklara izin vermemelidirler. Bundan dolayı ben, 2003’den beri savaş halinin devam ettiğini, yazıda, tavırda ve duruşta aşırı demokrasiye yer olmadığını söylerim. Bilhassa Obama gibi kapalı bir kutu görünümündeki bir lider var orta yerde Bu liderin, Türkler tarafından tahmin edilemeyecek kadar aşırı bir şekilde Kürtler’e karşı şartlandırıldığı belli açıkça görülüyor. Böylesi kolay manipule edilen bir başkanın Beyaz Saray’da ipleri eline almasının yarattığı endişeyi aşmak için çok çalışmak, kitleler düzeyinde gösterilerle “bizim sorunumuz halledilmeden Ortadoğu’da barış mümkün değildir” şiarını hayata geçirmeye kararlı olduğumuzu göstermek gerekiyor.
Panik ölümdür! Panik yayıcı cümleler kuranlar aslında senin millet olarak ölümünü isteyenlerdir. Bunu unutma. Bunu bil. Varsın bu kişilikler seni paranoyaya kapılmış saysınlar. Yalnız kalsan bile mücadeleni kararlılık içinde sürdür. Tasmalı bir köpek gibi sırça köşklerin kapısında bekleyeceğine, bir diz köpeği olacağına, dağlarda aç bir kurt olmayı yeğle. Sen bir Kürtsün.. Soyun sopun belli. Zerdüşt’ün, Cemşid’in, Feridun’un soyundan gelen sensin. Alamut’u, Dimdim destanını unutma. En zor şartlar altında 1806’dan sonra mücadele veren direnişçi kuşaktan dersler çıkar. Olumsuz yönlerini ayıklayıp at! Olumluya sahip çık. Bedixan ve ilesinin önemli şahsiyetlerini unutma. Şêx Ubeydullah’ı, Şêx Abduselam’ı, Şêx Mahmud’u, Mistefa Barzani’yi, Şêx Seid’i, Seyyid Riza’yı, Ali Şêr ve Zarifeyi, Qadî Mihemmed’i ve daha nicelerini unutma. Başın hep dik olsun. Dünya düşünce uygarlığına, astronomiye, tıbba, pek çok metalın işletilmesine öncülük edenler senin atalarındır. Asurlular ile birlikte ilk notalı sayılabilecek tabletleri sunanlar kimlerdi?
Hayır sen paniğe kapılamazsın! Sen devasa uygarlıklar kuran atalara sahipsin. Birliğini bozma. Dünya varoldukça hedefine yürüyeceğine and iç. Partiler vazgeçse de sen vaz geçme. Yenisi, daha mücadeleci olanını kurabilecek kudretin vardır. Bu kudretinin farkında ol.
Sana güveniyorum..
2009-04-11
A Sirac Kekuyon
Dilenci
ALI BARAN
2009-04-12 01:06 - Dunyanin en guclu ordusuydun,3 kitaya hukmetmistin,sanli bir tarihe sahiptin,bir turk dunyaya bedeldi.Surekli baska halklari kucuk gordun ve asagaladin.Sana anadolu kapilari acan kurdistan halkini insanlik disi yontemlerle dunyanin gozu onunde iskenceyi,surgune,koy yakmalari,sokakta siyasetcisini,aydinini ,isvereni oldurdun dunyanin en guclu ordusu TALABANI VE KEK MESUT DAN kendilerine yardimci olmalarini istiyorlar.Hani guney kurd liderleri asiret liderleriydi niye yalvarmaya basliyorsun.Bolge ve uluslararasi guclerin destegine ragmen,guney kurd liderlerin onunde diz cokup dilenciler gibi yalvarmaya baslamislarsa nerede kaldi bu sanli ordun.Ahmet turkun mecliste kurdce konusmasi canli yayinda kesildi hani meclis catisi altinda turkceden baska dil konusulmasdi.Niye OBAMANIN konusmasi kesilmedi hani yasakti Siz kurd halkini aptal mi zanediyorsunuz,bizler artik neyin dogru neyin yanlis oldugununun bilincindeyiz.saygilarimla