Münafıqların Mewlûd Qendili mesajları..

Türk Devleti’ni yönetenler 8 Mart’ta, Mewlûd Qendili dolayısı ile tarihlerinde ilk kez naklen yayınla, dört merkezde birden okunan Mewlûdları dinleyenlerine duyurdular. İlginç olan naklen yayın gibi son zamanlarda moda olan münafıklık propagandasının yapılış şekli değil, yayın planına alınan merkezlerdir. Böylece çeşitli halk gruplarına ve devletlere mesajlar verildi. Şimdi olayı daha iyi anlamak için naklen yayın planına alınan merkezlere bakalım:
-Amed
-Kerkük
-Sarajevo (Saraybosna)
-Kıbrıs...
Sıra seçilen merkezler itibarı ile verilmek istenen mesajlara geldi:
Amed: Amed, dile getirilsin veya getirilmesin, tüm siyasi kafalarda Kürdistan’ın başkenti olarak kabul edilir. MGK, bundan dolayı, seçimle, bu merkezi “zapt etmek” suretiyle Kürtlük mefkuresini darbelemek ve hatta bir elli yıl daha gömüp üstünü “betonlamak” için var gücü ile çalışıyor. Türkler’in keseleri, sadaka bazında açılmış, tüm propaganda vasıtaları Kürt Milleti’nin beynine yönelik derin bir terör estirerek bu yeni “Kurtuluş Savaşı”nda isteneni yerine getirme yarışına girmişlerdir. Bu savaşımda yeni işbirlikçiler devreye sokulmuş, TRT-6 gibi ihanet yuvası olarak doğan propaganda düdükleri devreye sokulmuştur. İşte bu Amed naklen yayın planına alınmak suretiyle Kürt Milleti’nin dini duygularından istifade etmek suretiyle onlara şirin ve sözde “din kardeşliği” temelinde yakın durma yolunu kullanmaktadırlar. Böylece aktif Kürt Ulusalcılığı’na da gözdağı verilmek isteniyor. Mewlûd’un hemen ertesi günü yapılan büyük Filistin mitingi de tesadüfi değildir ve mesajı tamamlayan bir unsur olarak kabul edilmelidir (hatta o mesajı aşan bir unsurdur söz konusu miting).
Kerkük: Kürdistan’ın can damarı olan bu ilimizin yayın planına alınması, hem Güneyli Kardeşlerimiz’e, hem ABD’ye, hem orada yaşayan hristiyanlara, hem Araplar’a ve hem de Türkomanlar’a verilen bir mesajdır. Kürtler’e; “o güvendiğiniz ABD artık tası tarağı toplayarak gidiyor. Biz bölgede başbaşa kalıyoruz. Ya ayağınızı denk atar bizim dilediğimiz rotaya oturursunuz, ya da bir oraya ineceğiz! Gerisini siz düşünün” demek istiyorlar. Ama sonuna kadar barışçı metodlar kullanarak toprak bütünlüğünü hukukun gösterdiği yoldan sağlamaya çalışan Kürtler’in bu tehditlere sonuna kadar “okey” demesi beklenemez. Kerkük’ten yapılan naklen yayında ikinci mesaj ABD’ye ve zayıf görünümlü, bilgisiz yeni başkanları Obama’yadır. Dünyanın adım adım yeni bir savaşa doğru sürüklenmekte olduğunu belki görüyor, ama ittifakları yanlış hesaplıyor. Rusya ve İran’la dirsek temasını hiç kaybetmeyen oportünist Türk’e asla güvenilemeyeceğini anlamış değildir. Onun bu duruşu Ortadoğu’da büyük acılara sebep olacaktır (eğer silkelenmezse). Bundan dolayı Türk’ün Kerkük naklen yayını ile verdiği mesajı bir uyarı olarak kabul etmelidir.. Turkomanlar’a; biz arkanızdayız dediklerini anlamak için gayrete bile gerek yoktur. Araplar’a verilen mesaj ise basittir: Sakın ola ki anayasanızın 140. maddesini tatbik etmeyin. Eğer bunu yapmaya kalkarsanız, Kerkük dahil bir çok bölgede başınız belaya girecektir.
Sarajevo: Avrupa’nın kalbi sayılabilecek olan Sarajevo’dan gerçekleştirilen naklen yayın ile; hristiyan alemine “biz Yeni Osmanlılar olarak burada da varız, her yerde bulunan eski sömürgelerimizdeki müslüman halkların arkasındayız” gibi tahrik edici bir duruş sergiliyor, Heybeli Ruhban Okulu’nun açılması türünden teşebbüslere cevap veriyor..
İlgili taraflar, Kıbrıs’dan gerçekleştirilen naklen yayın ile AB’ye ve Elenler’e (Yunanlılar’a) oldukça sert bir mesaj verildiğinin farkındalar.
Biz naklen yayın olayını böyle okuduk.. Umarım Kürt Milleti büyük bir moral üstünlüğü ile dimdik ayağa kalkacak, sandık başında bu moğol artığı münafıklara derslerini verecektir.
2009-03-10
A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz