Güney Seçimleri’nin şifreleri

Önce kendim ile ilgili bazı saptamalarda bulunayım: Benim Sirac Kekuyon olarak bu saatten sonra hiç bir lidere, organizasyona veya herhangi bir grup tarafından pohpohlanmaya ihtiyacım yoktur. Bana şu anda iki yıl ömür biçilmektedir. Bu durumda, ömrünü Kürdistan’a vermiş bir insan olarak kime yaslanmaya ihtiyacım olabilir? Ben Kürdistan’ım, partim Kürdistan’dır. Bu kadar.

Konuma geçiyorum:

Güney Seçimleri’nde oy dağılımı doğru okunursa bence önemli sonuçlar görülecektir. Bunlar düz rakkamların değil, rakkamların arkasındaki şifrelerin çözülmesi ile görülebilecektir. Şimdi bu şifreleri çözelim:

-Birincisi; Kürdistan Halkı, iki büyük partinin desteklediği Mesut Barzani’yi ilk direkt halkoyu ile başkan seçmiştir. Bu durumda hiç kimsenin itiraz edemeyeceği zafer söz konusudur. Ben ce bu zafer Kürt Milleti’nin ve Kürdistan Halkları’nındır. Barzani’nin rakibi mirawdeli’yi tanırım. Avrupa’da kişisel başarıları vardır. Ama, Kürdistan Halkı’nın yakın zamanda çektiği acıları bilse bile doğru bir şekilde yorumlayamaz. “Uzaktan bakan” bir bilim adamı, iyi bir siyaset adamı olabilir mi, buna Kürt Milleti’nin bir kesimi cevap vermiştir: Hayır!

-İkincisi; Parlamento seçimleri’nde de zafer yine şu ana kadar süreci yürütenlerin olmuştur. Benim bütün endişem parlamento seçimlerine iştirak eden ve kendisini “reforumcu”, “değişimci” olarak ilan eden Noşirwan’dan kaynaklanıyor. Seçim’den sonra ilk işi İslami-Komunist ve Celal Talabani’nin eski dostları olan zatların içinde yer aldığı liste liderleri ile ortak bir bildiri yayınlayarak seçim sonuçlarını tanımama eğilimine girmesidir. Mübarek kendisini İran Seçimleri’nin mağlup adamı Musavi ile özdeşleştirmesidir. Batı’nın taktik olarak desteklediği gösterileri Kürdistan’da da yapmayı düşünüyor olabilir, ama.. Evet, ama şunu görmesi lazım; Batı bir blok halinde seçimlerin meşruiyetini onaylamış bulunuyor. 50 bin gözlemcinin, neredeyse tümünün, raporları bu yönde.

-Üçüncüsü; Kürdistan Halkı İslami partilere “kırmızı kart” göstermiştir. Geçen seçimlere nazaran; aralarına komünistleri, Talabani’nin eski müttefikleri Zahmetkeşan’ı ve PSDK’yi de alan İslamiler gerilemiş, ana muhalefeti Goran’a terk etmişlerdir. Bu sonuç, Irak’ın geneli ile Kürdistan arasında büyük farkı da ortaya koymaktadır. Şii bir merkezi iktidar ve Sun’i bir el-Ambar yerel iktidarı Araplar’ı kuşatmışken, Kürdistan din özgürlüğünün garanti altına alındığı demokratik, yüzü bilime dönük bir hayat garantisi aramıştır. Bu listenin üçüncü sıraya düşmesi Kürdistan Halkı’nın kafa yapısını da ortaya koymaktadır. Fakat daha henüz alınacak çok yolun olduğunu da unutmayalım.

-Dördüncüsü; Kürdistan Halkı aşırıcı Türkmenler’e ve dini azınlık olayı sömüren kişi ve listelere asla itibar etmemiştir.

-Beşincisi; Vilayetlerdeki oy dağılımına baktığımızda, Hewlêr’de ve Dohok’ta Kürdistani Liste açık farkla önde iken (Hewlêr’de 400 bin’e karşılık tüm muhalefet 154 bin oy, Duhok’ta 338 bin’e karşılık tüm muhalefet 62 bin alabilmiştir), Süleymanîye’de Goran ve İslami liste 410 bin, Kurdistani Liste 253 bin oyda kalmıştır. Şunu unutmayalım ki Süleymanîye Noşirwan’ın çok büyük propaganda olanaklarına sahip olduğu ve gerçekleri istediği kadar saptırabildiği bir merkezdir. Celal Talabani’nin YNK’yi hemen ve yeniden yapılandırmaya başlaması çok şeyi geri aldıracak bir tavıra dönüşebilir. Ama bence Talabani’nin asıl hamlesi, “şerrê navxweyî”de Noşirwan’ın rolu konusunda elinde bulunan belgeleri açıklaması olmalıdır. Tabii ki bunun şartı, Noşîrwan ve arkadaşlarının Kürdistan’da dağılma sürecini başlatmasıdır.

-Altıncısı; Genel itibarı ile bu kritik süreçte, Kürdistan’ın ayakta kalması veya yeniden işgale uğraması asıl düşünülecek noktadır. Bu konuda soğukkanlılığa büyük ihtiyaç vardır. Unutmayınız, bu süreçte başka bir Kürt’ü ezmeye kalkmak, aslında Kürdistan’ın geleceğine kurşun sıkmakla eştir. Seçim sonuçları maalesef bu konuda fazla ümitli olmamıza el vermiyor. Bence her Kürt seçimi kaybedenlere baskı yaparak sonuçları kabullenmelerini sağlamaya çalışmalıdır. İnsanlar, ortada paylaşılacak hiç bir kazancın olmayacağı bir ölüm sürecine neden bu kadar körükle gidiyorlar anlayamıyorum. Süreç normal değildir. Canavarlar şimdiden iştahları kabarmış bir vaziyette ABD Güçleri’nin ortadan kaybolmalarını bekliyorlar.

Kürtler bunlarla uğraşırken, Türk Devleti yeni bir oyalama veya Kürtler’i bölme planını sunmanın hazırlığı içindedir. Türk İçişleri Bakanı’nın açıkladığına göre Erdoğan Hükümeti’nin üstünde çalıştığı plan; Genelkurmaylarının, MİT’lerinin, devletlerini oluşturan kurumlarının üstünde anlaşmaya vardığı bir plandır. Bu çerçevede tüm Türk sivil kuruluşlarının, Siyasi Partileri’nin, basınının desteğine ihtiyaçları vardır. Meseleye “milli” bir perspektifle bakılması gerektiğini söylüyor...

Kürtler ise sanki bağımsızlıkları kazanmış gib davranıyorlar. Sanki hiç bir dış tehdit altında değillermiş gibi.. Oysa Türk Devleti her aşamada Kürtler’i tehdit ediyor, baskı altında tutuyorlar.. Gel de çık işin içinden..

2009-07-30

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz












Derin ve kapsamli plan !!!

Heval Ali

2009-07-30 15:50 - Büyük deletleer her zaman büyük ve kapsamli planlar uyguliyarak,yönetimlerini sürdürüp,cikarlarinin devamli ve sürekli olmasini saglarlar.bu bilinen bir durumdur.Yani ögretmen ögrencilere ders verir.bir süre sonra imtihan eder.basarili ögrenciler iyi not ve aferin verince ögrenci havalara ucar ve bu basarisinida herkese duyurur ve övünür. T.C nin Kürd acilimi da aynen böyle bir durumdur.Yapilan plan tartismasiz GERILLA yi dagitip etkisiz hale getirmektir.sonrasi,otuz yil öncesine döneriz.insaat ve askerlik talimine arti borc ödemeye mahkum olacagiz. Serv antlasmasi ile simdi,acilim,sacilim olarak dile getirilen seyler taa o zaman verilmis ve üstüne bazi devletlerin de altinda imzasi vardi.ama halkimizi bir ordusu ve silahli gücü olmadiginda o haklar Türkiye tarafinda askiya alindi.Gerilla teskilatinin olusmasi ve amansiz yürütülen savasla isgalciler ayni haklari vermek icin,Gerilla yi dagitmayi sart kosuyor.oysa haklari kazana Gerilladir.Bu demektirki Gerilla dagitilinca tekrar basa dönecegiz.Yani sifir elde sifir.Her ne kadar Gerilla halkimizin ise,malesef varligi T.C icin bir garanti durumundadir.söyleki Gerilla oldugu sürece T.C,eskisine dönemez.Dönerse savas baslar.ve T.C tekrar savasirsa sefalet ve borclanmaktan kurtulamaz.Gerilla caydirici bir güctür.Yani isgalcileri tekrar zülüm ve dönülmez yanlisliklar yapmasinin önündeki tek engel tartismasiz GERILLAdir.Bu gercegin dost ve düsman tarafinda bilinmesi gerekir.Gercekler her zaman acidir.isgalcier bu gercegi kabulenmek zorundadir.