Filistinli Erdoğan ve Kürtler..

Filistinli Erdoğan ve Kürtler..

Davos toplantısından sonra yapılan seçimde “Erdoğanlık yapıyor” sloganı yılın sloganı seçilmiş. Ehh biz de artık “be adam Erdoğanlaşma” deme hakkını elde ettik sayılır (Bu hak TRT 6’dan iyidir herhalde).

Ama Erdoğan yine de bizden çok önde. Hem Araplar’ı kazanmış, hem de Kürt Savaşı’nda İran’la daha pervasızca yan yana görünmeye başlamıştır. Bu arada İran’a göz kırpmakta olan Obama Rejimi’nin olurunu da almış bulunuyor. Obama mollalar rejimine sadece göz kırpmakla kalmamış, bu arada Başkan Bush Yönetimi’nin yapmadığını da yaparak İran’da faaliyet gösteren PJAK’ın malvarlığına da el koyma kararı almıştır. Kürd’ü kurban verme politikasının bir parçasıdır bu tavır. Kürd’ü feda ederek Ortadoğu’da istikrar sağlayacağını sanan ilk ABD’li yönetici değildir Obama.

Bir yandan ruhu asimile olmuş bazı Kürtler’i TRT 6 ve son olarak BİLKENT Üniversitesi’nde “Kürtçe eğitimi”ni seçime tabi ders bazında kabul eden bir yeni “açılım”da daha bulunmuştur. Bunun da, tıpkı TRT 6 gibi, kanuni alt yapısı yoktur. Bu tür beklentileri “iyi bir adım” olarak niteleyenler biraz düşünseler başımıza örülmekte olan çorabı anlarlar. Bence Mazgirt’te dağıtılan beyaz eşya bile TRT 6 ve “Seçime tabi Kürtçe”den daha ileri bir adımdır!

Sahtekar Erdoğan, her yönden psikolojik saldırıya geçmiş bulunuyor. Bu saldırının iki hedefi vardır:

Birincisi; Kürtler’i siyasi mücadele alanından silmek ve Türk Devleti’ne muhatap olabilecek bir Kürt Partisi bırakmamak..

İkincisi; Askeri saldırılarla cihandaki tüm Kürtler’in gözlerini korkutarak kendi devletine bağlamanın yolunu açmak.. Son zamanlarda piyasaya sürülen yeni kariyerlerin “füze ve mayın işlemez” şeklinde takdim edilmesi, İsrail Cumhurbaşkanı’na yapılan terbiyesizliğe rağmen ABD ile istihbarat paylaşımı bu gösterinin parçalarıdır.

Sahtekar Erdoğan’ın bu seçimi Kürtler’i tümden tasfiye etmenin bir fırsatı olarak değerlendirmesi ve kullanılan iğrenç savaş metodlarının askerler tarafından da benimsenmesi dikkat çekicidir. Şu anda bütün politik oyunlar, “diplomasi” adı altında Araplar’a yönelim, hiç de gizleme lüzumu hissetmeden Kürtler’in tasfiyesi noktasına gelip dayanmıştır. Bu sahtekarlığı ideolojik gevezeliklerle aşmak oldukça zordur.

Bütün bunlara baktığımızda Erdoğan Türk Tarihi’nin görüp göreceği en sahtekar yönetici olarak beliriyor. Şu vicdansızlığa bakarak siz yanıtlayın:

-Sahtekar Erdoğan “Plajlardaki çocukları nasıl vurduğunuzu, nasıl öldürdüğünüzü biliyorum” diyor. Oysa aynı Erdoğan daha dün denebilecek kadar yakın bir zamanda Amed’de Kürt çocuklarını öldürme fetvası vermişti..

-Sahtekar Erdoğan ve takımı Filistinliler’in mülteci durumuna düşürülmesinden acı duyduğu izlenimi vermeye özen gösteriyor. Oysa sadece Türk Devleti’nin sınırları dahilinde 14 milyon Kürt rezalet bir mültecilik hayatını sineye çekiyor. Bu rakam İsrail-Filistin ve Ürdün’ün toplam nüfusunun çok üstünde bir rakkamdır.

-Sahtekar Erdoğan ve takımı son zamanlarda çok sayıda filistinlinin öldürüldüğünü neredeyse “ağlayarak” anlatıp duruyor.. Oysa sadece Musul’da, Êzdî Kürt yurttaşlarımızdan 1000’i aşkın insanın bir tek defada öldürüldüğünü unutturmaya çalışıyor.

-Sahtekar Erdoğan, Hamas’ın seçim kazandığını söyleyerek destekliyor. Oysa eğer Türkler, tıpkı İsrailliler gibi Kürdistan’dan çekilmiş olsalardı, mesela DTP silme iktidar olmaz mıydı?

-Hamas radyo ve TV’leri yayınlarını İsrail’e bağımlı olmadan yapıyorlar. Oysa Kürdistanlılar’ın TV ve radyo yayınları ya diasporada ve satelitlere ödenen çuvalla para sayesinde yapılabiliyor. Son zamanlarda yayına sokulan Türk Devleti’nin emrindeki TRT 6 ise doğrudan doğruya bir psikolojik savaş düdüğü olmaktadır..

Bu sahtekar ve takımının diğer tahribatlarını da saymaya kalkarsak bir kitap yazmamız gerekecektir.

Bu kadar vahim bir durumda bile Kürt Yurtseverleri boğazlaşmaktan geri durmamaktadırlar. Yazık..

Her Kürt Milliyetçisi, kişisel yıpratılmaları da göze alarak uyarı görevlerini yapmalıdır.

2009-02-05

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz












keleşli

bingöl

2009-02-08 00:29 - keleşliyi iyi değerlendirmişsin :-)

Erdoğanı iyi tanırım.

Robin

2009-02-06 01:11 - Ben İstanbula gelirken Süleyman efendinin cemaat yurtlarında kaldım. Tayyip Erdoğan ve eşi Emine hanım cemata bağlıydılar. Emine Erdoğanın rabıtası (cemmatta oldunlaşanlara verilen bir zikri sır) bile vardı. Tayyip ençok Zeytinburnundaki Emine İnanç vakfına giderdi. Cemaatin okulu... Tayyip Erdoğan Belediye başkanı iken Cemaat yöneticisi Kemal Kaçar tarafından kovuldu. Cemaat büyüklerinin bana verdiği tüyoya göre, Tayyip o dönem ABD ile anlaşmış ve her türlü hilebazlıkla yönetime getirilecek. Tayyib'in 2 büyük hatası olacakmış onlara göre: 1-Erzurumdan ilerisi Kürdistan olacak. Yani bölünme olacak. Tabii çok kan da dökülecek.(Bunu müjde olarak aldım :)) 2-Kıbrısı Rumlar kapacak. Yani adam kendi Tarikatınca kovulmuş biri..

Sahtekar mi yoksa münafik mi?!

Gordeni

2009-02-05 21:51 - Elinize saglik sayin Hocam. Bence Erdogan munafigin tekidir. Cunku dedikleri ve yaptiklari bir birlerine zittir. Bir insan bu kadar alcalabilir diyebilirim. Tek istegim bu munafigin son manevrasina kurd halkinin kanmamasi ve temiz dini duyularina yenilmemeleri dir. Saygilar