Bağdat Ankara’nın bir semti haline gelmişken..

Bağdat Ankara’nın bir semti haline gelmişken..

Uzun süredir düzgün yorumlarıma ara vermiş bulunmaktan dolayı üzgünüm.. Rahatsızlığım belki de derdimi anlatabilme noktasında beni sıkıştıracaktır. Ama mümkün olduğunca yazmaya devam edeceğim.

Son zamanlarda Bağdad’dan Ankara’ya o kadar gidiş gelişler oldu ki bir ara Irak Hükumeti’nin Demetevler’e taşınacağı sanısı uyandı bende. Askerden sivile kadar sokaklar Irak Arabı ile dolup taşıyor.. Neler oluyor diye şöyle bir baktığımızda, bu gelenlerin ve kendilerini karşılayanların birer leş kargası, akbaba görünümünde olduklarını anlamakta güçlük çekmeyiz. Hepsi, Kürdistan’ı bir altın tepsi içinde kendilerine sunan ABD Liderliği’nin “buyurun, ama bitirmeden sofradan kalkmayın” demesini bekliyorlar..

2007-Kasımı’ndan itibaren Baker-Hamilton raporunu esas almaya başlayan Bush Yönetimi’nin Irak ve Kuzey’de yarattığı ortamı, Türkler ve Araplar lehine geliştiren Obama adlı bilgisiz bir adam geliştirmeye çalışıyor. Gösteri ağırlıklı hareketlerle popularite kazanmaya çalışan bu adam, Kahire’de neredeyse tesbih alıp camide saf tutacak kadar İslamı onore etmeye çalışıyor. Dünyada yaşayan 1.5-2 milyar Müslüman’ın liderlerinin dikta eğilimi sebebiyle ne duruma düşüklerini de görmemezlikten gelemeyiz. Bu elbette üstünde epey düşünmeleri gereken bir bataktır halklarını içine soktukları..

Yine Obama türü “demokrasi”ye dönelim.. Bilindiği gibi Obama gittiği her yerde Türk Devleti’deki demokrasi adını verdiği ince diktatörlüğü, Müslüman devletler için örnek olarak gösterir. Bunu “ılımlı İslami demokrasi” olarak lanse ediyor. Oysa 12 Eylül cuntasından beri Türk Devleti, “iç muhaliflere karşı diktatörlük, Türkler için demokrasi” şiarı ile hareket eden bir yapıdadır. İşte “budur ol mesele”. Türkler’in zihniyetlerini göstermek babından en son misal Kars’tan verilebilir. Eski bir Kürt-Urartu-Haldi diyarı olan Kars’ta mahalli belediye yönetimi, Mülki erkan ve askeri garnizon komutanlığı müştereken “Kürt marketleri’nden alışveriş yapmama, onları boykot etme” çağrısında bulunmuşlardır. Bunun yanında gizli boykotlar da söz konusudur.

Aynı Türk Devleti kudurmuş bir yaratık misali Kürt evlerine saldırmakta, mallarını alt üst edip insanları esir almaktadırlar.. En son Dersim’de 30 kişinin evlerinden alınmaları buna misaldir. Daha önce Çolig, Amed, Merdin’e yakın yöreler vs de aynı zorbalık söz konusudur.
Ama Obama’dan bir ses yok.. Hatta destekliyor bu zorbalığı.. Ne yapıyor? Beyaz Saray bahçesinde gençlere barbuki (mangal) partisi veriyor.

Tam da bu sırada Tuzhurmato’da bir bomba patlıyor ve blanço’sunda 73 ölü bulunan bir felaket yaşanıyor.. Bence Tuzhurmato’da patlayan bomba çok önemlidir. Bu bomba ile yönetim düzeyinde Kürtler’in bir ilgisi olmadığı açıktır. Peki kim yaptı bunu? Bazı ihtimalleri sıralayalım:

-Türkler’in deklere ettiği gibi el Qaida olabilir. Eğer el-Qaida ise bu olay bir kışkırtma eylemi olarak okunmalıdır. Çünkü el-Qaida’nın Türkmen öldürmek gibi bir derdi olamaz. Hatta Sadr’a Ankara’da gösterilen büyük misafirperverlik, el-Qaida’nın Şii kardeşi olan bir örgütü kendinden geçecek kadar sevindirmiştir. İkisi de ABD karşıtı, ikisi de Terörist olan bu örgütlerin dirsek temasında bulunmaları yadırganamaz..

-Tüm örgütlerle ilişkisini kesmiş yeni bir Kürt örgütü olabilir. Eğer böyle ise bu büyük bir isyanın başlangıcıdır. Bu insanlar bıçağın artık kemiğe dayandığını düşünüyor olabilirler. Eylemleri yaygınlaştırmaları, Türk Devleti’nin beşinci koluna yönelmeleri mümkündür. Böylesi bir örgüt, “terör öyle değil, böyle yapılır” gibi bir uyarı mesajı vermiş olabilirler..

-Çok zayıf bir ihtimal Türk Devleti’nin “kontrol dışı” güçleri bunu bir provokasyon amacıyla, yani Güneyli Kürtler ile Türkler’i karşı karşıya getirme amacıyla yapmış olabilirler.

Yine zayıf bir ihtimal; Şiiler’in (Sadr grubunun) kendileri de yapmış olabilirler. Amaç yine provokasyondur..

Bütün bunlar bazılarını hala düşündürmüyor mu? Her işi yarım bırakan, kendi yarattıkları karmaşada insanları boğaz boğaza boğuşurken bırakan ABD şu anda en büyük suçlusudur bu durumun. Viet Nam syndrom’u hala atlatamayan, ama buna rağmen her yere şöyle bir saldırıp kaybolan Beyaz Saray’ın efendileri artık insanları kullandığı için pişman olacağı tedbirlerle dünya çapında uyarılmalıdır. Lübnan’da, Somali’de, Irak’ta ortalığı karıştıran Obama’nın selefleri kısa bir süre içerisinde Pakistan’ı da yalnız bırakırsa şaşmam..

Bir öneri: Güney Kürt Yönetimi, ABD’ye yönelik yayın yapan, biraz masraflı bir satelit TV ile ABD Yönetimi’ni Amerika Halkları’na şikayet etmeli.. Bu konuda ABD’liler tarafından okunabilecek internet site’larından da istifade edilebilir. (Bu konuyu imkan bulursam işleyeceğim..

2009-06-22

A Sirac Kekuyon

Gorusunuzu yaziniz












Lezzetini kaybetmemis yazi

Murat kaya

2009-06-25 01:41 - Degerli Kürt bilgini Yazinizi okumak,benim icin her zaman zevk dir.Agir saglik proplemlerinize ragmen günceli takip edisiniz sonucu biz sagirtlerle paylasmaniz beni mutlu etti. Ülkemizin size ihtiyaci var degerli hoca. Ortalik bilgi kirliliginden gecilmez oldu.Sadece düsmaniyla ugrasan aydinlari mumla arar olduk.En iyileri bile nerede,kiminle ne konusmus,nereye gitmis onu yani kendini anlatirken ülke meselelerini ikinci,ücüncü boyuta aliyor.Bir birbiriyle ugrasanlari,didisip cekisenleri saymiyorum. Dedimya iyiki varsiniz,iyiki kürtsünüz Saygilarimla sagirtin