Türkler atakta-II; Güney
ABD Savunma Bakanı Robert Gates
Güney’in problemleri oldukça hayati bir düzey arzediyor. Bu, 2005’ten beri böyledir. Kerkük referandumu ile ilgili olarak ağırdan alma olayına Washington’un susarak destek vermesi, idamların “Kimyasal Ali”ye sıra geldiğinde engellenmesi, Kürtler’in itirazlarına Rice vasıtasıyla verilen olumsuz cevaplar, Barzani’yi; işgalci devletin dışişleri bakanı ile görüşmeyi red etmeye götüren olumsuzluklar ve ardından 5 Kasım 2005’te türklerin istediklerini elde ettikleri Erdoğan gezisi kronolojik bir gerilemenin son noktalarından biri oldu. İşte o andan itibaren Güneyli liderler kendilerini kuşatma altında his etmeye başladılar. Hele hele Obama gibi bir ayağı islami açıdan münafıklıkta olan Zat’ın ABD’ye başkan seçilmesi işin tuzu biberi oldu.
Şimdi Güneyli Kürt Yöneticiler büyük bazı açmazları aşmak için uğraş veriyorlar. İşgal güçleri onların ellerini bağlamışken, onların önlerinde aşmaları gereken şu dev problemler var:
-Kerkük konusunda Maliki istediğini almış gibi görünüyor ve rahatça ittifaklar geliştiriyor. Bu ittifakları “Merkezi Hükümet” denilen ve federalizmle bağdaşmayacak bir şekilde tek başına geliştiriyor.
-Maliki, ABD-Irak Antlaşması’ndan oldukça memnundur. Sonuçta ABD oradaki askerlerini çekecek, Kürtler yalnız kalacaklardır.
-Kürt Yönetini yeni bir direniş savaşını başlatamamanın sancılarını çekmektedir. Çünkü Yönetim, sivilleri koruma gibi dev bir sorun ile karşı karşıyadır. Oldukça oportünist bir manzara arz eden Güneyli siviller, “Saddam dönemi daha iyi idi” diyecek kadar mideci bir seçimde bulunmanın olumsuzluğunu yaşamaktadırlar. Bu tip tercihleri olan, tok karna sahip olmayı ulusal bağımsızlıktan çok daha fazla tercih eden bir kitleyi harekete geçirmek her babayiğidin işi olmasa gerek..
-Yönetinin bu tip bir toplumun yaratılmasında katkısı gözardı edilemez. Yıllardır ellerinde tuttukları TV gibi bir silahı yanlış kullanmaları, kitleleri ulusal bir ruha kavuşturma yönünde yayın yapmamaları, okulları, camileri, kitlesel buluşma alanlarını bilinç geliştirici bir şekilde kullanmamaları veya en aşağısından yeterince kullanmamaları büyük bir kayıptır.
-Meydanın, başta Fethullah’ın Işık Grubu olmak üzere münafık türk islamcılarına ve göbekten dışa bağımlı sözde İslamcılar’a bırakılması çok onarılamaz yaralara yol açacaktır. ABD’nin fethullahçı grubun lehinde müdahalede bulunarak Kürt Yönetimi’ne ilettiği tavsiyelarine rağmen bu xêrnexwazların yayılmaları, Kürdistan’da içsel bir gerçek haline gelmeleri engellenmeliydi.
Göbekten dışa bağımlı islamcılar ise bunlardan da daha tehlikelidirler. Bir Kürt Vilayeti’nde kökleşen bu grup da birliğe engeldir. Son zamanlarda çok konuşulan “çok evlilik” konusu da bu grupların etkisi ile hazırlanmıştır. Bunlar yeri geldiğinde el-Qaida ile işbirliğine dahi girişebilirler. Bütün bunların maskeleri, fiiili saldırı hariç her metod kullanılarak engellenmeliydi/engellenmelidir.
-(t)ürk devletinin bütün istihbarat teşebbüsleri tereddütsüz engellenmeliydi/engellenmeli. Yabancı bir devlete ait istihbarat örgütünün Irak topraklarında at oynatmasını engellemek uluslararası alanda sonuna kadar meşrudur. Unutmayalım, Irak’ın işgali bir NATO eylemi değil, BM’nin kararını esas alan ABD ve koalisyon güçlerinin bir eylemidir. Türkiye’nin bu eylemde hiç bir rolu yoktur. Bu konuda Güneyli Yöneticiler’in dayandıkları bazı organların konuyu çok iyi kavradıkları aşikardır. Bu uyanıklığa dayanarak kendilerine her türlü yardımı yapmaya hazır teknik adamların varlığından haberdarız (kapalılık için üzgünüz). Ciddi ve kapsamlı bilgilerin verilmesi konusunda teşebbüsler hep akim kaldı.. Kuzey için de bu böyle!..
-Bütün bunlara rağmen Dokan Toplantısı’nı, gecikmiş de olsa önemsiyorum. Bu toplantının bittiği gün, Abdullah Restaurant’ta Kürtler ile Araplar’ın yaptıkları bir ön toplantıya bir canlı bombanın saldırtılması, yapılan Dokan Toplantısı’nın önemini anlatır.
-(t)ürkler intihar saldırılarında bulunamayacak kadar canlarını sevdiklerine göre bu saldırının el-Qaida’nın veya Sadrcılar’ın işi olduğunu, amacın ABD’ye ve Kürtler’e gözdağı vermek olduğunu hesaplayabiliriz. Bence bu saldırı çok iyi kullanılmalı!
Bütün bu güçlükleri aşmanın yolu; birliktir, kararlılıktır.
2008-12-13
A Sirac Kekuyon
Gorusunuzu yaziniz