Hewlêr ve Kurdistan’ın Güney’i-IV
Artık sona yaklaşmıştık. Ogün vezaretteydik. Hem Sn Kakeyî’ye vekalet eden ve hem de "mahalli Kültür bakanlığı" deruhte eden Bakan bizi karşıladı. Bize çok yakın dostluk gösteren bakan o gün bizi plaketle ödüllendirdi. Bana ve Rehber’e birer plaket verildiğinde yaptığı nazik konuşmayı film olarak sunacağız.
Pazarda
Temas ve araştırmalarımızın sonunda pazarı gezmeyi, ekonominin canlılık veya durgunluğunu gözlemlemeyi hedef edindik. Bu konuda esnafa ve halka sorular sorduk. Esnafa göre ekonomide büyük bir canlılık vardı. Alışveriş kelimenin tam anlamı ile tatmin ediciydi. Halk nazarında olaya baktığımızda düşük gelir grupları ile zenginler arasındaki makasın açılmakta olduğunu gördük. İlerde sosyal patlamalara meydan vermemek için şimdiden sanayileşmeye daha sıkı adımlarla yürünmelidir.
Bunları yazmak kolaydır. Herşeyin biribirine bağlı olduğu gerçeğini unutursak, soyut, ezberci, dar bakış açılı "teoriler" oluşturulabilir. Ama kazın ayağı öyle değil. Sıfırdan başlayan bir devlet kuruluyor. Etrafları düşman gözlerle kendilerine bakan eskimiş, çürümüş, binbir "dek-dolab" bilen yıkıcı unsurlarla doludur. Bunlar Kürdistan’ı sürekli baskı altında tutuyor, ilerlemesini durdurmak için binbir oyuna başvuruyorlar.
Buna rağmen Hükümet belli ve bilinçli bir program uygulamaktadır. Sabırsızlara şunu söylemek yerindedir: Roma bir günde kurulmadı!
Net bir şekilde gördüğümüz, infrastructur çalışmalarına büyük bir hızla devam edildiğidir. Bu çalışmaların başında yollar, su kaynaklarının kullanımı, kanalizasyon çalışmaları telekomunication çalışmaları, İT hizmetleri, yavaş yavaş üretim yapmaya müsait bir ortamın hazırlıkları var. Şu anda en büyük dertleri, Güney’in tüm topraklarına hakim olamaması ve electrificationdur (yeterli elektrik enerjisi üretiminin sağlanamaması). Elektrik enerjisinin yeterli düzeye çıkamamasının önündeki en büyük engel, Kuzey’de fiili Türk baskısı, bazı toprakların güvenlik çemberi çerçevesinde boşaltılmaya gidilmesi, Güney’de, kurulmuş bir makina gibi KRG’nin her talebine hayır diyen Maliki yönetimi’nin fırsatçı tavrıdır. Elektrik enerjisinin yeterli bir şekilde sağlanamamasının sanayileşmeyi engellediği ekonomi’nin "e"sini bilenlerin malumudur. Bilindiği gibi elektrik enerjisi ya barajlarla, ya çevrim santralları ile vs sağlanır. Bir tek "Baba gurgur" gibi 4000 yıldır yanan tabii gaz kaynağından elektrik enerjisi imkanı doğarsa, bu, uzun süre yeni kaynaklara lüzum kalmadan dev bir sanayinin yaşaması için yeterli kaynak anlamına gelir. Bölgesel hükümet bu konuda Maliki ile çok sıkıntılı müzakereler sürdürüyor. Ama Maliki şu anda elindeki kartlara çok güveniyor..
Bunların dışında hummalı bir ağaçlandırma faaliyetine tanık olduk. Kuraklıktan ve geçmişteki erozyondan dolayı bazı yerlerde ufak çapta da olsa bazı yerlerde kurumalar gözleniyorsa da genelde iyi gittiği intibaı uyandı bizde. Bilhassa Barzan bölgesinde sıkı ağaç kesme yasağı ile birlikte tabii ortam yavaş yavaş kendisini gösteriyor.
Yeraltı sularının kullanım alanına sokulması bir başka çaba gerektirmektedir. Benim tanık olduğum Ve Sn Sesam’ın katkısı ile kullanım alanına sokulan etraflı bir tesis vardı. Hewlêr-Masif (Selahaddin) arasında yer alan bu tesis sanırım devreye girmiştir. Sulama için çok esaslı bir projedir bu. Söz konusu projelerin çoğaltılması çabalarını gözlemledik.
Öte yandan bankaların boy vermesi de bir başka yüzüdür ekonominin. Dağ başında "Barzani Bank"ı görmek hayret verici idi. Hewlêr’de banka adedi elbette artıyor. Kendilerini güvende hisseden Körfez sermayesi Abu Dabi’nin öncülüğünde bölgeye akmaya başladı bile. Geri dönme hazırlığı yaptığımız bir sırada Uluslararası çapta büyük bir ihale açan KRG ön elemelerde 70 firmanın yeterliliklerini onaylamıştı, ki bunların arasında japonlar, AB’liler vs nin yanında iki Türk firması da vardı. Doğrusunu isterseniz ihaleye mevzu olan işi kaydetmemiş bulunuyorum.
Bunların yanında geniş sosyal yardım vakıfları işliyor. Şaqlawa yakınlarında şehit dulları ve yetimleri için modern, korunaklı bir site inşa edilmiştir. Barzani vakfı ise ihtiyaç sahiplerine yardım dağıtan bir merkezdir.
En büyük iki aşkımdan biri olan Zêrevanî ile devam edeceğiz..
Sirac-Rehber Kekuyon (Bilgin)
2007-06-30
Gorusunuzu yaziniz