Hewlêr ve Kurdistan’ın Güney’i-II
Seminere, sadece elit kişilere haber verilerek ve davetiyeler gönderilerek katılım sağlanmaya çalışıldı. Tabii ki istediğimiz bir kitle ile karşılaşmadık. Ama temsil gücü yüksek, mitolojinin önemini kavrayan insanlar vardı. Bunların arasında Doğulu bir parti’mizin temsilcileri, SKDP temsilcileri, PDK; Liq-II, gençlik birimleri, Barzani yardım vakfı sorumluları, Kadınlar Birliği sorumluları, PSK Sekreteri Sn Tak, PDK-Bakur Lideri Sn Rojhat ve bir çok bağımsız isim göze çarpıyordu. Ben (Sirac) hasta hasta seminere çıkmıştım.
Beni bu seminer tatmin etmediği için diğer seminerleri de iptal ettik. Bu kez dikkatimizi yayın organlarının üstüne teksif ettik. KTV, benimle yaptığı seminer niteliğindeki röportajı üç bölüm halinde yayınladı. Diğer bir üç bülüm ise yayınlanmak üzere sırada bekliyor. Konuşmalarda hiç bir siyasi cümle dahi kullanmadım. Bunu, hassas bir dönemden geçmekte olan Güney’in diplomatik misyonuna ufak bir zarar dahi vermemek için özellikle yaptım. Yaşanan çetin günleri çok iyi kavrayan, hesaplayan bir yurtsever’in başka türlü davranışı olamazdı.
Newroz TV ise arşivine aldığı çekimleri peyderpey yayınlıyordu. Bütün bunlarda Sevgili Abdulxaliq Sersam’ın çok büyük rolu oldu. Daha sonra basın ve radyolara verilen demeçler devreye girdi. Bunlardan da olumlu sinyaller geldi. Anlaşıldığı kadarı ise Zerduşt’un sesi bazı kulaklara girmişti.
İlginç bir aydın olan Xusro Caf bu gelişmelerden sonra bizi yemeğe davet etti. Orada pek çok Güneyli aydın vardı. Onlarla tanıştım. Xusro Caf, Doğu ve Güney’de yerleşik olan 3 Milyon nüfuslu Caf Aşiretinin lideridir. Sn Caf 50 kitabın yazarıdır. Sıkıntıya düşen her yazarın yardımına koşan bir yursever olduğunu kendisini tanıyan ve dinlediğimiz herkes söyledi. Aynı aşiretin ileri gelenleri ile Dokan’da da karşılaştık.. Alçak gönüllü davranışları ile dikkatimi çeken bu insanlar eski Kürt asaletinin birer örneğini veriyorlardı.
Qizqapan... Qizqapan
Evet, yoğun çalışma temposunu Dokan-Qizqapan ziyaretleri ile sürdürdük. Dokan çok güzel bir mesire şehridir. Irak Devlet Başkanı ile Başkan Barzani zaman zaman burada bir araya gelerek ülkemizin Güneyi ile ilgili problemleri konuşurlar. Bu mesire yerinde yemek yedikten sonra Güney’in "Kabesi" saydığım Qizqapan’a yollandık. Qizqapan... Benim Zarathuştra’nın ulusal kimliği ile ilgili bir keşifte bulunduğum Güney’deki en muhteşem tarihi delil.
-Evet bu eser kuşku götürmez bir şekilde Medler’e aittir.
-Kabartmada, soldaki bir kraldır. Çünkü krallar hariç hiç kimse Ateş’in ve rahibin karşısına çıkamazdı. Yasaktı.
-Pek çok Batılı araştırmacının hemfikir olduğu gibi bu kral kılık kıyafeti itibarı ile bir Med Kralı’dır.
-Ayrıca kabartmanın yaşı itibarı ile Med dönemine rastladığı su götürmez bir gerçektir.
-Kralın önünde insanın yarı boyu kadar yükseklikte ateş yanan yer bulunuyor ve bunun içinde düzgün bir şekilde yanan ateş sembolize ediliyor.
-Ateşin öbür tarafında Athravan denilen rahip yerini almış durumdadır. Burada bir seremoni cereyan ettiği kesin.
Mağaranın içinde üç odamsı bölümde üç mezar göze çarpar. Üçü de düzgün kesilerek belli bir derinliğe kadar inmektedir. Mezarların üçü de boştur. Bunun sebebinin soyguncular olduğunu sanıyorum.
Buradan dışarı çıktığımızda benim aradığım gerçek tam karşımda duruyordu. Cepheden kabartmalara baktığımızda dışarda sol tarafta Ahura Mazda’yı temsil eden bir kabartma duruyordu. Her araştırmacının karşılaştığı, ama hemen hemen hiç bahsetmediği bu tasvir, Achamenidler’in Persepolis’teki Auramazda tasvirini çok andırıyor. Dolayısı ile araştırmacılar ne kadar saklarlarsa saklasınlar söz konusu tasvir, ilk Ahura Mazda tasviridir ve Med kaynaklıdır. Üstelik Perslerin geçici egemenliklerinin sürdüğü yıllarda, tam bir otorite sağlayamadıkları Süleymaniye cıvarında yer alan bir büyük yapıttır bu. Ben bir Zarathushtra araştırmacısı olarak burada rastladığım devasa manzarayı çok önemsiyorum. Bu tasviri yorumlama ve savunma hakkını bir Kürt Araştırmacısı olarak kendimde buluyorum. Evet bu bir kenara atılmış bir buluştur. Kürt Araştırmacıları en aşağısından Abdulxaliq Sersam kadar aktif olmalı, her dağı taşı tarayarak umulmadık zenginlikteki Bir tarihi, mitolojiyi ortaya koymalıdırlar. Benim gibilerin vakti gittikçe daralıyor. Her şey yeni nesile kalıyor.
2008-06-28
Sirac-Rehber Kekuyon (Bilgin)
Devam edecek
Önemli not: Yazıları kaynak belirtmeden yayınlayanları "bilim hırsızı" ilan ediyorum. Bir Türk’e gösterdiğiniz saygıyı umarım bir Kürt Araştırmacıdan esirgemezsiniz.. Yakında delil mahiyetindeki bazı fotograflar da yayınlanacaktır. Hassasiyetinizi bu konuda da bekliyorum.
2007-06-28
Gorusunuzu yaziniz